23 Ağustos 2014 Cumartesi

“Gezizekalı” olmak

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman’a göre Tayyipgiller’e tam 350 milyar dolarlık rant getirecek olan İstanbul’a 3. Köprü inşaatının temel atma töreninde Tayyip, Gezi Direnişçilerini kastederek şöyle söyledi:
“Geçen yılın Mayıs ayında, bazı gezi zekâlılar türedi. Bu gezi zekâlılar bu havalimanını hazmedemediler. Onların böyle devasa bir havalimanının yapılmasını tahayyül etmeleri mümkün değildir. Çünkü onların hayalleri bizim fiillerimizin ulaştığı yere ulaşamaz.” (7 Haziran 2014 tarihli gazeteler)

5 Ağustos 2014 Salı

Ortaçağcı gericilik yolunda yeni adım... "Anadolu Lisesi kalmadı İmam Hatip verelim"

"Anadolu Lisesi kalmadı İmam Hatip verelim"
Tayyipgiller’in “dindar nesil” yaratma projesi son sürat devam etmekte. Son olarak özel okullara ibadethane koyulmasını zorunlu hale getiren yasa ile Ortaçağcı gericiliğin beslenme kaynakları okullara sokulmuştu. Milli Eğitim Bakanlığı, bu yıl ilk defa uygulanacak “Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi (TEOG)” aracılığı ile puanı herhangi bir liseye yetmeyen öğrencilerin otomatik olarak evlerine en yakın yere kaydolmasını sağlayacak. Sistem sebebiyle istemeyen bir öğrenci İmam-Hatip Liselerine kaydettirilmiş olabilecek. Böylelikle geçtiğimiz senelerde düz liselerin Anadolu Lisesine çevrilmesiyle birlikte Siyasal İslam’ın, “Yeşil Kuşak Projesi”nin yuvaları olan İmam-Hatip Liselerinin tek alternatif haline getirilmesi projesinin en önemli adımı atılmış oldu.

13 Temmuz 2014 Pazar

Kurtuluş Partisi Gençliği, 28-29-30-31 Ağustos'da İzmir-Yamanlar'da kampta buluşuyor.

Her geçen gün doğadan uzaklaştığımız, büyükşehirlerin yoğun temposunun akışında boğulduğumuz bir dönemde rahat bir nefes almak, doğayla iç içe günler geçirmek adına her yıl düzenlediğimiz Kurtuluş Partisi Gençlik Kampı, İzmir, Yamanlar- Karagöl’de gerçekleştiriliyor. Kampımızda her sene olduğu gibi tiyatro, müzik dinletisi, yarışmalar ve spor etkinliklerinin yanı sıra kolektif üretimi uygulamak amaçlı atölyelerimiz gerçekleştirilecek. Ayrıca devrimci mücadele konusunda bilgilendirmeyi amaçlayan eğitim seminerlerinde Taksim-Gezi isyanımız, varlık sevgisi, gençlik ve sosyalizm konuları ele alınacak.

Kampımız İzmir'in Yamanlar Mahallesi'ndeki Karagöl'de gerçekleştirilecek ve Türkiye'nin çeşitli illerinden kampa ulaşım için otobüsler kaldırılacak. 28-29-30-31 Ağustos günlerinde 4 sürecek olan kampımız ile ilgili bilgi almak için buradan Facebook üzerindeki etkinlik sayfamıza ulaşabilirsiniz.

Kurtuluş Partisi Gençliği olarak tüm gençliğimizi komünal yaşamın farklılığını kavramaya ve devrimci mücadelede kendilerine bir parça daha katmaya davet ediyoruz.

Kurtuluş Partisi Gençliği 5. yaz kampı fragmanı


13 Haziran 2014 Cuma

Bilime, öğrencilere, eğitim emekçilerine saldırılarla dolu bir eğitim-öğretim yılı daha geride kaldı

2013-2014 eğitim-öğretim yılının sonuna geldik. Normalde bizim bugün karnemizi aldığımız için mutlu olmamız, sevinmemiz gerekirdi. Ne yazık ki bunu yapamıyoruz bunun nedeni de hergün biraz daha gericileştirilen, bilimsellik ve laiklikten uzaklaştırılan bu eğitim sisteminin bizim kafalarımızı boş bilgilerle doldurmasıdır.

Tayyipgillerin temel amaçlarından biri olan gençlerin düşünmesini ve gençlerin gerçeği görmesini görmesini engelleme amacı en çok kendisini okullarda gösteriyor. 4+4+4 sistemi ile eğitimi daha iyi yaptıklarını iddia eden Tayyipgiller hükümeti, aslında tüm gençlerin İmam Hatiplere gidip, o okullarda kendi atadığı öğretmenlerle kafalarındaki yobazlaştırılmış, aslında gerçekle alakası olmayan dini bilgiler verip gençleri şeriat bataklığına sürüklemek istemektedir. İşte bizler böyle bir gericilik zamanında ne gerçek eğitim görüyoruz ne de bir şeyler öğreniyoruz.

5 Haziran 2014 Perşembe

Tayyip; Devrimci Gençliği Alanlarda Yıldıramadın, Mahkemelerle de Yıldıramayacaksın

Dün (03.06.2014) Denizli 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından Liseli genç bir yoldaşımıza “Başbakan Tayyip Erdoğan’a ve AKP hükümeti üyelerine hakaretten” 1 yıl 15 gün ceza verildi.

Yoldaşımız; geçen yıl Gezi sürecine Denizli’de aktif bir şekilde katılmıştı. Direnişin en yoğun olduğu 31 Mayıs–01 Haziran günlerindeki internet paylaşımları nedeniyle, İzmir Emniyet Müdürlüğünün Siber Suçlar Bürosunun tespitleri sonucunda açılan davada cezalandırıldı.

Son duruşmada arkadaşımız güzel bir savunma yaptı. Gezi Direnişi’nin haklılığına ve meşruluğuna vurgu yaparak başladığı savunmasında; aslında Tayyip’in kendisinin önüne gelene hakaret ettiğini, asıl onun yargılanması gerektiğini, Gençliğin bu tür davalarla susturulmaya çalışıldığını, verilecek cezadan korkmadığını, susmayacağını belirtip; “MADEM SUSACAKTIK NİYE KONUŞTUK O ZAMAN?” diyerek savunmasını bitirdi.

Yoldaşımızın duruşmada yaptığı savunmanın metni aşağıdadır.

Duruşmada karınca kararınca biz de bir şeyler söyledik. Ama yargıçta hiçbir hareket yok. Benzer savunmalarda sıklıkla karşılaştığımız; “Savunmaya gelelim, kısa olsun, sırada bekleyenler var, akşama kadar sizi dinleyemem ki” gibi klasikleşmiş tepkilerin hiçbiri yoktu..

Savunmamızı “engin bir sabırla”(!) dinleyen yargıç; “Bitti mi?” dedikten sonra katibe; “getir kızım kararı” diyerek önceden hazırladığı kararı kopyala yapıştır yaptırdıktan sonra okuyup geçti.
Peki son savunma ne işe yarar?

Sanıkların ve bizim gibi vekillerin yüreklerini soğutmaya mı? Klasik burjuva hukukuna göre bile elbette değil. Ama uygulama ne yazık ki böyle…

Tabiî, şu bir gerçek; bugün Tayyip’in taraf olduğu bir davada onun aleyhine karar verecek, hukukun üstünlüğüne inanan, onu savunabilen, onu uygulayabilen yargıç sayısı da azaldı. Ayrıca adam kafasını taktığı birisi mi oldu, miting meydanından veriyor talimatı, kendi hukuk bürolarına düştürdükleri yargının savcıları ve yargıçları da “emrin olur usta” diyerek hemen hareket geçiyorlar. Böyle bir ortamda Yoldaş’ımızın beraat ettirilmesi ölü gözünden yaş ummaya benzerdi.

Kararın en ilgi çeken yönü de; Tayyip’in avukatları hiçbir duruşmaya gelmedikleri halde sırf dosyada vekâletname var diye lehlerine 750 TL vekalet ücretine hükmedilmesi oldu karşı çıkmamıza rağmen…

Kurtuluş Partili Hukukçular

Yoldaş’ımızın savunması:

"Gurur duyuyorum! Olmayan çocuğuma anlatacağım bir hikâyem oldu. Büyük Gezi Direnişi’nin acısını çıkarmak isteyen emperyalist işbirlikçileri İsyan sona erdikten sonra saldırıya geçtiler. Amaçları Tayyip Erdoğan’a yalakalık yapıp rahat yaşamak. Ama bu böyle mi devam edecek?

Her şey başladığı gibi bitebilme özelliği taşır. AKP Hükümeti, TOMA’sı, gazı, bombası, çeviği, copu ile durduramadığı Gençleri, Hukuk yolları ile durdurmaya çalışmakta. Hakkımda açılan dava aynen bundan ibarettir.

Büyük Gezi Direnişi’ne bir lokomotif olmamı kaldıramayan Emperyalist İşbirlikçileri küfür ettiğim bahanesi ile bana dava açmışlardır. Dertleri, “Tayyip Erdoğan’a hakaret etti”, değil Gezi Parkı eylemlerinden intikam almaktır.

Her toplantısında, mitinginde kan kusan “haysiyetsiz, namert, utanmaz, şerefsiz, terörist, kâfir, ateist, Alevi” gibi nefret suçları işleyen birinin böyle bir davada karşımda rakip olması gülünçtür.

Bu davaların açılma sebebi tamamen kişiyi yani beni susturmadır. Yani psikolojik baskıdır.

Madem susacaktık neden konuştuk?

Bilmiyorlar ki, bu açılan dava ve yiyeceğim ceza beni güçsüzleştirmedi daha da güçlendirdi!

O kadar insan ölmüş, o kadar insan sakat kalmış ve o kadar insan engelli olduğu halde direnmişse Büyük Şanlı Gezi Parkı Direnişi’mizde, benim yiyeceğim cezanın ne önemi olabilir ki…

Yürüyüşümüzü hiçbir güç engelleyemeyecek!"

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Mehmet Ayvalıtaş için...

Gezi İsyanı'mız sırasında alçakça katledilen Mehmet Ayvalıtaş'ın katilerinin peşini bırakmamak için, hesap sormak için 21 Mayıs Çarşamba saat 09.00'dan itibaren İstanbul Kartal Adliyesinde olacağız.

16 Mayıs 2014 Cuma

Kayseri’de Ali İsmail’in katillerinin peşini bırakmadık

Yaşandığı günlerde Tayyipgiller’i korkudan titreten Gezi İsyanı’mız sırasında insanlıktan çıkmış şerefsizler güruhu tarafından hayatının baharında Eskişehir’de alçakça katledilmişti Ali İsmail Korkmaz. O da Gezi Şehitlerimizden biri olmuş, kalbimizde hiç kapanmayacak bir yara açarak sonsuzluğa yürümüştü.
Gezi İsyanı’mızın yarattığı etkiyi çok iyi bilen Tayyipgiller Ali İsmail’in katillerinin yargılanacağı davayı “tedbir” nedeniyle Kayseri’ye almıştı, hatırlanacağı gibi. Tayyipgiller’in ne için “tedbir” aldığı malumdu. Biliyorlardı ki her biri alçakça katledilen Gezi Şehitlerimizin katillerinin yargılandığı mahkemelerin önü devrimcilerle dolup taşacak, davaların görüldüğü şehirler birer eylem alanına dönüşecekti.
Ama yanıldı Tayyipgiller. Ali İsmail’in katillerinin yargılandığı ilk duruşma 3 Şubat tarihinde Kayseri’de görülmüş ve Kayseri Adliyesinin çevresi Türkiye’nin dört bir tarafından gelen Gezi Direnişçileriyle dolup taşmıştı. İkinci duruşma ise 12 Mayıs’ta yine Kayseri’de görüldü.

11 Mayıs 2014 Pazar

Halkın Kurtuluş Yolu Gazetesi'nin 75. sayısı yayında

Halkın Kurtuluş Yolu Gazetesi 75. sayısı yayında. Gazetemizi www.kurtulusyolu.org adresinden ya da www.facebook.com/halkinkurtulusyolu sayfamızdan takip edebilirsiniz. Bu ayın başyazısı: 
Ey Eşbaşkan Namıyla Maruf ABD İşbirlikçisi, Ortaçağcı Despot! Sandık da, MİT Yasan da, Efendin ABD de Seni Kurtaramayacak!

9 Mayıs 2014 Cuma

Halkın Kurtuluş Partisi Üç Fidan’ın Mezarı Başında…

Üç Fidan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan Ve Hüseyin İnan’dan Gezi Şehitlerine Savaş Sürüyor!

Deniz Gezmiş-Yusuf Arslan-Hüseyin İnan Halkların Kurtuluşu uğruna göğüslediler ölümü, karanlık gecelerde tutuşan yıldız oldular.

Üç Fidanımız serçe gibi sürekli yürek tıpırtısı içinde, tosbağa gibi kıyıda köşede sinerek-gizlenerek-saklanarak yaşamadılar, yüreklerinin emrettiklerinden kaçmadılar. O yüreklerin emrettikleri, canlarından çok sevdikleri Emekçi Halkların Kurtuluşu için mücadeleyi yükseltmekti. Ve yükselttiler mücadeleyi. Bu üç yiğit devrimci “En sekmez luverin namlusundan fırlayarak” Üniversite işgalleri, ABD Emperyalizminin simgesi 6’ncı Filo’yu protesto eylemleri, işçi-köylü eylemleri, Tam Bağımsızlıkçı Mustafa Kemal Yürüyüşlerini gerçekleştirdiler. İnsan olarak doğmuş olmanın hakkını verdiler.