27 Eylül 2016 Salı

AKP'giller'e ve Cemaate Karşı Gerçek Mücadele (2): “Emek Hırsızı ÖSYM”

İkisi de AB-D Emperyalistleri’nin uşağı olan, ikisi de Laiklik, Cumhuriyet ve Mustafa Kemal düşmanlığında sınır tanımayan bu Ortaçağcılar, yıllarca birbirlerinden ve Emperyalist ağa babalarından aldıkları güçle ülkemizi Ortaçağ bataklığına birlikte sürükledikten sonra bir kavgaya tutuşmuş, son olarak da 15 Temmuz gecesi kanlı bir hesaplaşmaya girişmişlerdir. Asıl darbeyi Laik Cumhuriyete karşı Pensilvanyalı İmamla birlikte yapan AKP’giller’in büyük reisi Kaçak Saraylı İmam, bugün halkımızla alay eder gibi kandırıldığını söylese de gerçekler gün gibi ortadadır. Bir atasözümüzün dediği gibi “güneş balçıkla sıvanmaz.”
Laik Cumhuriyeti el birliğiyle enkaza çeviren, eğitim kurumlarını bilimsellikten uzaklaştırıp, Ortaçağcı doktrinlerine göre dizayn eden, hukuku ayaklar altına alarak adalet sistemini işlemez, ya da yalnızca kendi lehlerine işler hale getiren, ancak silip süpürmek için ele ele verdikleri Cumhuriyet’in mirasını paylaşamayınca birbirlerine giren AKP’giller ve Pensilvanyalı İmam’ın Cemaatine karşı gerçek devrimciler gerçek mücadeleyi yıllardır veriyor.

23 Eylül 2016 Cuma

Dağıttığınız Bildiriler Safsatadan Ötesi Olamaz

İki gerici güç olan AKP'giller ile Pensilvanyalı İmam arasında geçen kanlı 15 Temmuz gecesi hesaplaşmasının kazananı bildiğimiz gibi AKP'giller olmuştu. Yıllardır birbirine et ve kemik gibi kaynaşmış olan bu iki gerici güç, çıkarlarının artık uyuşmadığını anladığı anda birbirine karşı önce sinsice ardından açıkça kanlı bir hesaplaşmaya girişip, ülkemizi acımasız bir savaş arasında bırakmıştır.
Bu kanlı hesaplaşmanın kazananı olan AKP'giller ise bu olayın yarattığı sonuçları kendi için bir fırsata çevirmiş ve ülkemizi, başından beri hayalini kurduğu Faşist Tayyibistan rejimine doğru hızlıca giden bir yola sokmuştur. Pensilvanyalı İblis ile yaptıkları kanlı savaşın galibi olduğunu anladığı andan itibaren AKP'giller ülkemizi ilk önce OHAL karanlığının içine sokmuş ve ülkede kendisine karşı olan her kişiyi ve kurumu ya işten atmış ya da uydurdukları yasalar sayesinde engellemiştir. İşte tam da böyle bir zamanda AKP'giller, okulların yeni döneminin açılmasını da fırsat bilerekten Ortaçağcı, yalaka, AKP'giller'in tarihçisi olan Erhan Afyoncu'ya 15 Temmuz sürecini anlattıran bir yazı yazdırıp bir de Faşist Tayyibistan Devleti'nin başı olacak olan kişiye bir önsöz yazdırmıştır. Bu yapılan tamamen AKP'giller'in dindar ve kindar bir nesil yetiştirme projesi için amaçlanmıştır. Daha okula yeni başlayan 6-7 yaşlarındaki çocuklara olayların tek suçlusu sanki Pensilvanyalı İblis gibi anlatmışlardır ve daha çocuk yaştaki insanların kafalarını afyonlamışlardır.

20 Eylül 2016 Salı

Yeni Okul Yılı, Yeni Bir Mücadele Dönemi Demektir

    Arkadaşlar,

Ülkemizin emperyalizm ve kuklaları tarafından cehenneme çevrildiği günlerde yeni bir eğitim-öğretim dönemine giriyoruz. Ülke meselelerinin okul yaşantımıza yansıması, bu sene önceki yıllara göre daha güçlü bir biçimde yüzümüze çarpacak. Yaşadığımız alanı, kendimizin ve tüm insanlığın hayatını güzelleştirmek isterken yükümüzün farkına varacağız. Bu kutsal yükü tek başına layıkıyla taşımak bilimsel gerçeklere aykırı olduğundan, örgütlenmemizin gerekliliğinin farkına varacağız.
Okullarımız OHAL gölgesinde açılıyor. Uşaklık yarışı yaparken rant kavgasına tutuşan iki gönüllü ABD kuklası, Pensilvanyalı İmam ve AKP’giller, kavgalarının en kanlı raundunu yaşadılar, 15 Temmuz’da. Kavganın iki tarafının da amaçları aynıydı: Beraber yıkmaya çalıştıkları laik düzenden ve Cumhuriyet’ten en büyük payı almak, kamu mallarını daha çok aşırmak ve en büyük ABD uşağının kendileri olduğunu kanıtlamak. O raunt Kaçak Saray’lı Reis’in kesin zaferiyle sonuçlandı. Bunun sonunda ABD Emperyalizmi karşımıza “Ya FETÖ’densin ya Tayyip’ten” minvalinde bir tuzak çıkarttı. Meclisteki bütün partiler bile isteye, kendilerini ilerici, devrimci olarak nitelendiren gruplar da isteyerek veya istemeyerek bu tuzağa balıklama atladı. Yani hepsi ya gafillik, ya hainlik yaptılar.

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Emperyalizmin uşaklarına karşı Che olmaya devam edeceğiz

Asıl katil; milyonlarca insanı katleden, insanlığın baş düşmanı ABD Emperyalizmi ve onun uşaklığını yapan sizlersiniz.  Ortaçağcı zihniyetin temsilcisi olan AKP’giller’in, Meclis Başkanı İsmail Kahraman, yiğit devrimci Che Guevara’ya katil demiş. “Bolivya’da, Küba’da, Güney Amerika’da faaliyette bulunan bir eşkıya benim liseli gencimin yakasında, göğsünde olamaz. Olmamalı. Bağı yok benimle.” diyerek uşaklık yapmaya, siyasi çizgisininfaşist ruhunugöstermeye devam ediyor, Kahraman.
Hatırlayacağımız gibi bu gerici Ortaçağcı kişi, Cumhuriyete ve onun kazanımı olan Laikliğe de şöyle saldırmıştı: “Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalıdır. Dindar anayasa meselesinden anayasamızın kaçınmaması lazım. Dini olarak bahsetmesi lazım.” İşte bunların zihniyeti budur.

16 Ağustos 2016 Salı

AKP'giller'e ve Cemaate Karşı Gerçek Mücadele: "Yurt-Kur Uyuma Yurt Kur!"


Bir daha biz uyarmıştık dememek için: örgütlenelim, güzel günler kendi ellerimizdedir.

Yaşanan son gelişmelerde de açıkça görüldüğü gibi Karşı-Devrim güçlerinin emellerine her zamankinden daha yakın olduğu dönemlerden geçiyoruz.
Karşı-Devrimci Güçler:AKP’giller ve Gülen Cemaati
Emelleri:Büyük Ortadoğu Projesi’ni hayata geçirmek. Türkiye’yi Ortaçağ karanlığına sürüklemek.
Şüphesiz ki bu iki gücü bulup bu emelleri gerçekleştirmesi için onlara görevler veren ve attıkları-atacağı her adımdan haberdar olan, belirleyen ABD Emperyalizmidir.
Bunu şaşmaz bir şekilde bildikten sonra Türkiye’de gelişen bu olayların sorumlularını ve taraflarını açık bir şekilde saptarız. Emperyalizmin bu iki gücünün Türkiye’de hızla gerçekleşen Ortaçağ karanlığına gidişin mimarları oldukları konusunda fikir birliğine kavuşuruz. İki taraftan birini “Demokrasi Fatihi” olarak görmeyiz.
Yıllar süren beraberlikten sonra çıkar ilişkileri doğrultusunda şu anda karşı durumda olan bu iki güç: birbirlerini var etmiş, ayakta tutmuş, büyütmüşlerdi. Bu iki güç kendilerine verilen görevi, BOP’un gerçekleşmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmış ve yapmaya da hâlâ devam etmektedirler.

6 Ağustos 2016 Cumartesi

Üniversitelerde Tarikat-Cemaat Örgütlenmeleri…

Fethullah Gülen’cilerin 15 Temmuz darbe girişimi başarısız oldu ama pek çok gerçek de bu sayede açığa çıktı. Bu gerçekleri görmek ne kadar olanaklı olacak, onu zaman gösterecek.

Bizler yıllardır, Yugoslavya, Libya, Irak ve Suriye’den sonra Sıra Sende Türkiye, diyoruz. Adım adım BOP planı uygulanıyor, diyoruz. Bizi görmezlikten gelenlerin, en azından bir kısmı bizi görmek zorunda kalıyor. Bizlerin amacı da zaten halkımızın bizi anlaması.

Başta Fethullah Gülenciler olmak üzere, tarikat ve cemaat örgütlenmeleri ülkemizde yıllardır var. Fakat tüm bu teşkilatlar içinde en örgütlü ve en kalabalık olanı Fethullahçılardı. Özellikle okumuş yazmış takımının içinde çok sayıda bu teşkilatın adamı vardı. Seksenli yıllarda İstanbul Altunizade’de FEM dershanesiyle işe başlamışlardı. O dönemde işinde başarılı, siyasi düşüncesi ne olursa olsun pek çok öğretmeni yüksek ücretlerle işe almışlardı. Buradan başlayarak tüm yurda bu ve başka adlarla dershaneler açıp yayıldılar. Bu dershanelerden örgüte kazandırılan öğrenciler, özellikle öğretmenlik ve hukuk alanına yönlendiriliyordu. Tıp ve diğer alanlar daha sonra geliyordu. Üniversiteleri kazanan bu öğrenciler Işık Evlerinde Abi ve Ablaların gözetiminde öğrenimlerini sürdürüyorlardı. Sınıfta ders anlattığımda uyuyan bir öğrenci var ise bunun bir ışık evi talebesi olduğunu anlamam hiç de zor olmuyordu. Bazı öğrenciler zaten kendileri, sohbete kaldıklarını söylüyorlardı. 17-25 Aralık operasyonundan sonra, AKP’giller’le, Fethullahçıların arası tamamen bozulunca, öğrencilerimiz de bir şekilde rahatladılar. Eski sıkı disiplin yerine, gevşek bir disiplin geldi. Kızların bazıları başlarını da açtılar.

21 Temmuz 2016 Perşembe

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Tayyipgiller ve Pensilvanyalı İmam bir kez daha hesaplaştı

17-25 Aralık hesaplaşmasının ve o günden bu yana devam edegelen sürecin devamlı kazananı olan Tayyipgiller bu hesaplaşmayı da net bir biçimde kazandı.
Fakat, bu hesaplaşma diğerlerinden farklı olarak çok kanlı biçimler aldı. Bir şekilde bu harekete katılmış olan genç vatan evlatları canlarını verdi bu hesaplaşmada. Hatta, bazısı ruhiyat bakımından IŞİD’le tıpatıp aynı olan AKP’giller’in “dindar ve kindar” sivil milis güçleri tarafından başları kesilerek katledildi, vahşiyane bir şekilde. Ve bu vahşete çağrı çıkarıp bu Ortaçağdan fırlayıp gelmiş, zerre insan hissi taşımayan insanlar bizzat o vahşet ortamına AKP’giller’in Büyük Reisi Tayyip Erdoğan ve küçük reisleri tarafından çağırıldı. Ayrıca da AKP’giller’in kendi korumaları olsun diye yetiştirdikleri Özel Harekat Polisleri de bu kanlı hesaplaşmada çok aktif bir şekilde ve yoğun sayıda yer aldı.

1 Temmuz 2016 Cuma

Hikmet Kıvılcımlı için hazırlanan site yayında



Türkiye Devrimi'nin Önderi, ustamız Hikmet Kıvılcımlı hakkında bilgilere ulaşabileceğimiz ve Hikmet Kıvılcımlı'nın yaşayan pratiğini de yansıtan site, www.hikmetkivilcimli.org adresinde yayına girdi.

Sitede Hikmet Kıvılcımlı'nın Sosyalist Gazetesi'nde ve çeşitli yayınlarda çıkan makalelerini, Derleniş Yayınları'ndan çıkan kitaplarını, Genel Başkanlığını yaptığı Vatan Partisi ile ilgili belgeleri, fotoğraflarını, anısına gerçekleştirilen anma etkinlikleri ile ilgili haberleri ve hakkında basında yer alan haberleri bulabilirsiniz.

Halkın Kurtuluş Davası'na bir bilgi kaynağı olarak hizmet edecek sitenin gelecek dönemdeki çalışmalarla birlikte Hikmet Kıvılcımlı hakkında en titiz ve en geniş çalışmaları sunması bekleniyor.

2 Temmuz Sivas Katliamı’nı yapanlar IŞİD’çilerin ruh ikizidir

Bugün 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın 23’üncü yıldönümü. Ortaçağcı gericiler tarafından Pir Sultan Abdal etkinlikleri çerçevesinde Sivas’ta Madımak Oteli’nde kalan, aralarında çocukların da bulunduğu 33 aydın, ilerici, (aralarında halk ozanlarımızın da bulunduğu) canlarımızın diri diri yakıldığı gündür.
Yıllardır, Ortadoğu’da ve ülkemizde AB-D Emperyalistleri tarafından desteklenen bu Ortaçağcı güruh, ne zaman ki emperyalistlerin ülkemiz ve Ortadoğu üzerine yeni bir planları olsa hemen devreye sokuluverirler. Ortaçağcı bu alçaklar ordusu, insan soyunun en büyük düşmanı AB-D Emperyalistleri tarafından finanse ve doktrine edilmektedir. Ülkemizde 12 Mart ve 12 Eylül Faşist Darbeleri ile önleri açılmış ve ABD-AB Emperyalistleri eliyle de 2002 yılından beri iktidar edilmişlerdir. Yerli yabancı bir avuç vurguncu, soyguncu sömürücü Parababasının insanlık dışı zulüm düzeninin devamına hizmet ederler.