30 Kasım 2020 Pazartesi

Parababaları düzeni can almaya devam ediyor!

 


İnsanlığın ve insana dair her şeyin düşmanıdır Parababaları düzeni.

Dünya emekçi ve yoksul halklarının, İşçi Sınıfının elleriyle yarattığı zenginliği gasp eden Parababalarının sömürü düzenidir.

Küba Devriminin Önderi, Küba’nın Emperyalizme meydan okuyan lideri Fidel Castro, bu vicdansız, insanlık düşmanı düzeni şu sözlerle ifade ediyordu:

16 Kasım 2020 Pazartesi

Emperyalistlerden para dilenirken ‘eğitimde başarı hikayelerinin’ yalan olduğunu itiraf ettiler!

 


Hep söyleriz, AB-D Emperyalistleri ve yerli işbirlikçileri için insan hayatının hiçbir değeri yoktur. Onlar, insanların eğitim, sağlık gibi en temel haklarını bile parayla satarken, parası olmayanın bu haklardan faydalanmaması gerektiğini de yüzleri hiç kızarmadan savunurlar. Bundandır ki, AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana, ülkemizde sağlık ve eğitim sistemleri ‘parası olan faydalansın’ zihniyetiyle her geçen gün daha da kötüleşti. Parababalarının özel okulları, hastaneleri devletinkilerden daha kaliteli, daha kolay ulaşılabilir hale getirildi. AKP’giller çıkarttıkları yasalarla, teşviklerle özel kurumların mantar gibi dört bir yanda çoğalmasını sağladı, halkımızı insan hayatını nakde çeviren bu ticarethanelere yönlendirdi. Ama bir yandan da, ‘sağlıkta çağ atlattıklarını’, ‘eğitimde başarı hikayeleri yazdıklarını’ söylemekten, halkımızı gözünün içine baka baka aldatmaktan geri durmadılar.

Kadın cinayetlerinin sorumlusu; AB-D uşağı, Parababaları düzeninin bekçisi AKP’giller’dir!


Gün geçmiyor ki sayısız dehşetengiz kadın cinayetine bir yenisi daha eklenmesin. Geçtiğimiz gün de yine ve yeni bir kadın cinayeti ile güne gözlerimizi açtık. Bu sefer vahşete kurban giden kardeşimiz Denizli’den, öğrencisi olduğumuz Pamukkale Üniversitesi’ndendi. Tıpkı kendisinden önceki pek çok kadın cinayeti gibi, okulumuz öğrencisi Tuba Toktaş da erkek arkadaşı, insanlık yoksunu bir canavar tarafından vahşice katledildi. Bu cinayetlere günbegün bir yenisinin eklenmesi, AKP’giller iktidarının ve yandaş Ortaçağcı kalemşorların bütün dikkat dağıtma çabalarına rağmen bu sorunun en kör göze bile batacak hale gelmesi, ne bireysel hatalara ne de tesadüflere başvurularak geçiştirilebilecek bir mesele değildir.

5 Kasım 2020 Perşembe

Emeklerimizin, Geleceğimizin, Yarına Olan Umudumuzun Yok Olup Gitmesine İzin Vermeyecek, YÖK’ü Tarihe Gömeceğiz!

 

12 Eylül faşist-askeri darbesinin sonucu olarak, ABD’nin bizzat kendi emriyle ülkemizdeki devrimci, demokrat ve yurtsever öğrenci-akademisyen insanlarımızı üniversitelerden ve kürsülerden tasfiye etmek için görevlendirilen YÖK, 39 yıldır bu görevine hiç aksatmadan; laik ve demokratik eğitime, parasız eğitim taleplerine ve bilime olan düşmanlığına tüm kararlığıyla devam etmektedir.

YÖK parasız eğitimi sağlamak yerine gençleri borca sürüklemektedir;

Kurulduğu günden bu yana öğrencilerin hiçbir şekilde yanlarında olmayan YÖK, yalnızca kendi yandaşlarına verdiği çeşitli burslar ile öğrencilerin KYK borçlarına mahkum olmasına göz yummaktadır. Bugün ülkemizde Kredi Yurtlar Kurumu’nun yaptığı açıklamaya göre 5 milyon öğrenci kredi borcunu ödeyememektedir. Bu vahim tablo karşısında yüreklerinde en ufak bir sızı hissetmeyen YÖK yöneticileri, hiçbir şekilde öğrencileri bu sıkıntılara sokan problemlere çözüm üretmemektedir. Bizler, Kurtuluş Partisi Gençliği olarak biliyoruz ki YÖK hiçbir zaman öğrencilerin ekonomik sorunlarına çözüm üretmeyecek, üretemeyecektir!

26 Ekim 2020 Pazartesi

ÖSYM, emek hırsızlığına devam ediyor!

 


6 Eylül 2020’de, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen KPSS Genel Yetenek ve Genel Kültür oturumu sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından KPSS’de skandal yaşandığı ortaya çıktı.

Abbas Güçlü’nün aktardığına göre, KPSS’de çıkan soruların cevaplarında değişiklikler yapıldı. 3 soru ise iptal edildi. Sosyal medya hesabından konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Güçlü, “Vah ÖSYM vah! KPSS‘de iddialar doğru çıktı, doğru seçenekler değişti, iptaller var! Temel 12. sorunun E cevabının C olarak, ÖABT Fen 28. sorunun D olan cevabı C olarak düzeltildi, ayrıca Beden 55, Din 74 ve Okul Öncesi 52. sorular iptal edildi! Gelde bu ÖSYM’ye ve sınav güven!” ifadelerine yer vermişti.

AKP’giller iktidarı eğitimde her geçen gün bilimsellikten, laiklikten uzaklaşarak kendi Ortaçağcı ideoloji anlayışlarını hâkim kılmaya çalışmaktadır.  ÖSYM tarafından hazırlanan sınavlarda her yıl farklı şaibelerle karşılaşılmaktadır. AKP’giller, FETÖ ile 15 Temmuz ganimeti paylaşım savaşına girmeden önce, hepimizin hatırlayacağı üzere 2011 yılında YGS sınavının soruları çalmış, şifreleme yönetimi ile FETÖ’ye verilerek milyonlarca öğrencinin emeği ve hayallerinin çalınmalarına neden olmuştur.

O dönem Kurtuluş Partisi Gençliği olarak “Emek Hırsızı ÖSYM” şiarıyla meydanlara inerek çalınan haklarımız için mücadele etmiştik.

Yine bu sene KPSS’de yaşanan skandal ÖSYM’nin diğer hırsızlıklarının yanına eklenmiştir. ÖSYM gençliğin hayalleriyle oynamaya, emek hırsızlığı yapmaya devam etmektedir.

Kurtuluş Partisi Gençliği olarak diyoruz ki; gençliğin hayallerini ve emeklerini çalanlar, bugün AKP’giller’in hukuk bürolarına dönüşen mahkemelerde yargılanmayabilirler. Ancak emri sadece hukuktan ve vicdanlarından alan hakim ve savcılar tarafından bağımsız mahkemelerde yargılanmaktan kaçamayacaklar. Eninde sonunda çelik bilezikle tanışacaklar. 26 Ekim 2020

Yaşasın Gençliğin Devrimci Mücadelesi!

Emek Hırsızı ÖSYM!

Kurtuluş Partisi Gençliği

 

25 Ekim 2020 Pazar

Eğitim en temel insan hakkıdır! KYK borçları derhal silinsin!

 Eğitim en temel insan hakkıdır. Devlet üniversitelerini kazanan öğrencilere ve dolayısıyla ailelerine yüklenen kayıt ücretleri, har(a)çlar, zorunlu “bağışlar”, ulaşım, beslenme ve barınma masraflarının toplamı asgari ücretin üzerindedir. Yani günümüzde eğitim, paran varsa kullanabildiğin ve harcadığın kadar genişleyen bir 'hizmet' haline gelmiştir.

Türkiye’de Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) borçlarını ödeyemeyen öğrencilerin sayısının 5 milyona ulaştığını, 280 bin üniversite mezunu hakkında ise yasal işlem başlatıldığını ve öğrenim kredisi borcunu ödeyemeyen kişilerin maaşlarına haciz konulduğunu hepimiz biliyoruz.

19 Ekim 2020 Pazartesi

AKP'giller'in eğitim sistemi: Yemekhanesi, kütüphanesi olmayan üniversite yerleşkesine cami!

 
İktidara geldiklerinden beri eğitim sisteminde laikliğe, bilimselliğe dair ne varsa kerte kerte silip süpürdüler. Ortaçağcı zihniyetlerini her fırsatta okul öncesi eğitimden başlayarak liselere, üniversitelere kadar çocuklarımıza, gençlerimize empoze etmek için uğraştılar. Ama yetmedi, yetmiyor. Gençliğümizi "dindar ve kindar nesil" amaçları doğrultusunda şekillendirmek, düşünmekten ve sorgulamaktan aciz uyuşturulmuş müritler haline getirebilmek için yürüttükleri çalışmalara her gün yenileri ekleniyor.
Bu kez AKP'giller'in Ortaçağcı uygulamalarından biri de Konya'da, 2010 yılında Konya Üniversitesi olarak kurulan ve ardından Necmettin Erbakan Üniversitesi adını alan, binaları şehrin her yerine dağılmış üniversitede yaşanıyor. Meram ilçesinde Köyceğiz Kampüsü olarak yerleşime açılan alanda 2015 yılında başlayan cami yapma serüveni, 5 yılın sonunda halktan para toplamaya döndü. Daha ortada Kampüs yokken, övüne övüne ‘Konya’nın en büyük camisi olacak’ diye 15 bin kişilik bir cami yapacaklarını açıklamışlardı. Önce Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı, yerleşkeyi ziyaret etmiş, 2017 yılında da dönemin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın katılımıyla caminin temeli atılmış, ‘hayırsever bir iş adamı’ tarafından, vefat eden eşinin hatırasına, yani ‘bağış’ olarak yaptırıldığı açıklanmıştı.

9 Eylül 2020 Çarşamba

AKP’giller’in online eğitim sistemi: Bilimden, laiklikten uzak Ortaçağcı gerici bir eğitim

Yeni bir eğitim dönemi başlarken sizlere, özellikle gençlere bu yazıyı yazmak istedik. Önce geçmiş dönemi değerlendirelim: AKP’giller iktidarı pandeminin başında okulları tatil ederek kendilerince online sisteme geçtiler ve beklendiği gibi bu süreci düzgün yönetemediler. Kurdukları sitelerin yetersiz olması ve öğretmenlerin bu konu hakkında eğitimlerinin olmaması dışında birçok evde bilgisayar, internet, televizyon gibi online derse katılımı sağlayacak araç gereçler de bulunmuyordu.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 2 milyon 716 bin 883 hanede herhangi bir internet erişimi bulunmuyor. Peki, bu hanelerdeki öğrenciler nasıl eğitim aldı? Devlet bu konu hakkında bir çalışma yürüttü mü? MEB, EBA’ya erişim için internet dağıttı diyebilirsiniz ancak o interneti kullanmaya çalışan öğrencilerin çoğu online eğitim alamadı.  Çünkü EBA’ya erişim için evlerinde bir bilgisayar, tablet vs yoktu. Yani MEB’in dağıttığı internet kullanılamadı.

31 Ağustos 2020 Pazartesi

“Sevr Antlaşması Uygulansın” çağrısına imza atanlar, Halklarımıza ve Tarihimize düşmandır! Onların yeri Sevr’in yanı, Tarihin çöplüğüdür!

 

Dünyada sosyalizmin ve sosyalist hareketin tarihi büyük şanlı mücadeleler ve fedakârlıkların tarihidir. İnanmış ve bilinçli kitlelerin proletarya partisi öncülüğünde ulaştığı zaferlerin tarihidir. Yeri geldiğinde Paris Komünü gibi şanlı ve yol gösterici, ancak ne yazık ki yenilgiyle sonuçlanan mücadelelerin de tarihidir. Ancak dünya sosyalist hareketi tüm bunların dışında çok önemli bir şeye daha sahiptir: Sözde “sosyalist”, “devrimci”, “demokrat” maskeli, sosyalizmin ve devrimin en büyük düşmanı olan hareketlerin hainliklerinin tecrübelerine de sahiptir. İşte bugünlerde, bu tecrübelerden birine daha şahit olmaktayız.

Amerikancı Kürt Hareketi ve Sevrci Soytarı Sahte Sol; “Sevr uygulansın” diyor!

Yıllardır kendilerine Sevrci-Amerikancı adını verdiğimiz hareketler, Sevr Antlaşması’nın uygulanması ve Türkiye’nin Ermenistan’a tazminat ödemesi için yapılan çağrıya imza atarak Emperyalizme uşaklıkta ne derece ileri gidebildiklerini gösterdiler bir kez daha. Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnaktsutyun) Partisi Gençlik Ofisi tarafından yapılan çağrıya, ülkemizden birçok Sevrci Soytarı Sahte Sol grubun da içerisinde yer aldığı HDP’nin Gençlik Örgütü de imza verdi. Bakın yaptıkları açıklamayla da nasıl emperyalizmin hizmetkârlığına soyunuyorlar utanmadan:

30 Ağustos 2020 Pazar

AKP’giller’in pandemi sürecinde de eğitim politikası: Parası olan okusun, olmayan okumasın!


Koronavirüs salgını nedeniyle sağlığımızı korumaya çalıştığımız bu günlerde AKP’giller’in insan hayatını yok sayan, bilimsellikten uzak politikaları nedeniyle zorlu bir süreçten geçmekteyiz. Bu sorunlar devam ederken Ortaçağcı gericiliğin darbeleriyle çöküntüye uğratılan, darmadağın edilen eğitim sistemimizle, geleceği belirsiz, niteliksiz, umut vermeyen bir eğitim-öğretim yılının başına gelmiş bulunmaktayız. Bu yılın öncekilerden farkı pandemi nedeniyle zorlukların daha da katlanmış olmasıdır.
Salgının Türkiye’de görüldüğü ilk günlerden itibaren önlemler almak yerine üstünü örtmeye çalışan AKP’giller’in, salgının ivmesini arttırmasıyla her alanda olduğu gibi eğitimde de halk düşmanlıkları gün yüzüne çıkmıştır. Her geçen gün, AB-D ve onların yerli işbirlikçileri AKP’giller iktidarıyla hızla gericileştirilen ülkemiz, faşist bir din devletine doğru ilerlemektedir. Emperyalizmin Ortadoğu’yu bölüp parçalama planları üzerine geliştirdiği BOP’a karşı çıkabilecek aydın, laik, Mustafa Kemalci, tam bağımsızlık mücadelesi veren bir gençlik kalmaması için, eğitim gericileştirilmiş, ders kitaplarından Mustafa Kemal ve ardından da laikliğin son kalıntıları da kaldırılmıştır.