12 Nisan 2021 Pazartesi

Uydurma suçlarla barınma hakkımızı elimizden alamayacaksınız! Gençlikten korkuyorsunuz! Korkmaya devam edin!

 


9 Nisan tarihinde Resmi Gazete’de bir karar yayınlandı. Bu karara göre, devlet yurtlarında barınacak öğrenciler için artık “Cumhurbaşkanına hakaret etme, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” gibi suçlardan dolayı altı ay veya daha fazla süreyle hapis cezası almamış olmak şartı getirildi. Yani bu uydurma, zorlama suçlardan yargılanıp hüküm giyen gençler devlet yurtlarında barınamayacak. Üstelik AKP’giller bu sözde suçları hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, cinsel suçlar gibi ‘adi suç’ olarak adlandırılan suçlarla aynı madde kapsamına alarak Devrimci-Yurtsever öğrencileri sapıklarla, torbacılarla bir tutuyor.

30 Mart 2021 Salı

Kızıldere Savaşçıları Ölümsüzdür! ON’lar yılmadı, biz de yılmayacağız!



Bundan 49 sene önce 30 Mart 1972’de İkinci Kurtuluş Savaşçıları Mahir Çayan, Hüdai Arıkan, Cihan Alptekin, Nihat Yılmaz, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Ömer Ayna, Saffet Alp adlı ON yiğit Devrimci, 12 Mart Faşizmi’nin NATO’cu Generalleri tarafından katledildiler. Aradan geçen 49 yıla rağmen İkinci Kurtuluş Savaşçıları’nın ve hayatını insanlığın kurtuluş mücadelesine adayan tüm devrimcilerin öldürülemeyeceğini; fikirlerinin, mücadelesinin halkların kurtuluş davasında her an yaşayacağını bilmekteyiz.

15 Mart 2021 Pazartesi

16 Mart Beyazıt ve Halepçe Katliamlarını Unutmadık Unutmayacağız!


Bundan tam 43 yıl önce İstanbul Üniversitesi’nde okuyan devrimci öğrencilere karşı CIA güdümlü hainlerce bir saldırı planlandı. Bu saldırıda 7 devrimci genç hayatını kaybetti, 41 kişi yaralandı.

O zamanlar devrimciler hem sivil hem de üniformalı faşistlerin hain saldırılarına önlem olarak okuldan toplu çıkış yapıyorlardı. 16 Mart 1978 günü de her zamanki gibi okullarından toplu çıkış yapmışlardı. Ama pusu kurmuştu hainler, önce bomba attılar üzerlerine, sonra ateş açtılar ve 7 kızıl karanfil, Cemil Sönmez, Hatice Özen, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt halkların kurtuluş davası uğrunda canlarını verdiler. Tabii birçok olayda olduğu gibi bu katliam da sadece sivil faşistler tarafından gerçekleştirilmemiş, Amerikan uşağı iktidar ve onun kolluk kuvvetlerinin destekleriyle şekillenmiştir. Normal şartlarda 30-40 polisin beklediği alanda o gün ''bir şekilde'' polis sayısı 8-10'a düşürülmüş; her zaman arka kapıdan çıkan devrimci öğrenciler faşistlerin beklediği ön kapıdan çıkmaya zorlanmıştır. Yani işin özü, CIA tezgahlamış, yerli satılmışlar da harfiyen uygulamıştır.

9 Şubat 2021 Salı

Gençliği boş tehditlerle yıldıramazsınız!


Bugün Türkiye’de onlarca üniversitede AKP’giller’in Kaçak Saraylı Reis’i tarafından atanan ve AKP’li olduğu tüm kamuoyu tarafından bilinen insanlar rektörlük yapıyor. AKP’giller’in gençlik üzerinde baskı kurmak, üniversiteleri bilim yuvaları olmaktan çıkartıp Ortaçağcı gericilere mürit yetiştiren tekkelere çevirmek amacıyla yaptıkları bu atamaların en ses getireni Ocak ayının başında Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’nun atanmasıyla gerçekleşti. O günden beri de Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından başlatılan Özerk Demokratik Üniversite mücadelesi tüm yurdu sardı ve hala devam eden meşru bir mücadele başladı.

28 Ocak 2021 Perşembe

Türkiye Gençliği İşsizlik ve Sömürü Cehenneminde Yaşamak İstemiyor

 

Ülkemizin yıllardan beri temel sorunu olan işsizlik ve onun özelinde Genç İşsizlik AKP İktidarında yıllar boyu artarak devam etmiştir. Aslında bunun temel sebeplerinden biri ise gençlerin üniversitelerinden mezun oldukları zaman kendi iş alanlarına dair istihdam alanı bulamamasıdır. Bilindiği gibi bugün ülkemizde birçok genç yıllar boyu bir üniversiteyi kazanıp okumak için erken yaşlarının büyük bir kısmını at yarışı misali girdiği ve kendisine iyi bir gelecek sağladığını düşündüğü sınavlara ayırmaktadır.

Ancak ülkemiz gerçeğinde gençler istedikleri bir üniversiteyi kazansa dahi o üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulma olasılıkları çok düşüktür, özellikle bitirdikleri bölümle ilgili iş bulma olasılıkları daha da düşüktür. TÜİK’in verdiği Ağustos 2020 ayına ilişkin işsizlik raporunda geçen yılın aynı ayına göre 0,8 puan azalarak işsizlik oranı 13,2 olmuştur. Yani TÜİK’e göre ülkemizde sadece 4 milyon 194 bin kişi işsizdir!

7 Ocak 2021 Perşembe

Gençliğin örgütlü yumruğu tüm baskıları, gözaltıları ve kelepçeleri kırar!

 



Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, AKP onaylı atanmış rektör Melih Bulu’ya karşı günledir süren haklı mücadeleleri hala devam etmektedir. Öğrencilerin bu mücadeleyi yürütürkenki temel hedefleri başta atanmış rektör Melih Bulu’nun yerine demokratik bir seçimle seçilecek olan bir rektörün geçmesidir. İşte Boğaziçi Üniversitesi öğrenci arkadaşlarımız günlerdir bunun için direnmektedir. En temel ve demokratik hakları için direnmektedir.

3 Ocak 2021 Pazar

AKP’giller onaylı kayyum rektörler kabul edilemez



Bilindiği üzere geçtiğimiz gün yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile beş üniversiteye AKP’giller onaylı yeni rektörler atandı. Başta Boğaziçi Üniversitesi gelmek üzere Pamukkale Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, Beykoz Üniversitesi ve Çağ Üniversitesi bu beş üniversiteyi oluşturmaktadır. Bu atamaların tek bir amacı vardır, o da hep söylediğimiz gibi AKP'giller’in iktidara geldiği günden beri Türkiye gençliğini kendi Ortaçağcı Gerici zihniyetlerine uygun bir halde kindar ve dindar bir nesil olarak yetiştirmeye çalışmalarıdır. Geçmişte bunu başarabilmek için FETÖ gibi cemaatlerle el ele vererek gençlerimizi ‘ışık evleri, abiler, ablalar’ yoluyla kandırmaya çalıştılar. Birçok halk çocuğunu onların kirli oyunlarına alet ettiler. Şimdi de AKP'giller gençliğimizi ve bilim yuvası olması gereken üniversitelerimizi baskı altında tutabilmek için kendilerinden onay almış rektörleri üniversitelerin başına geçirmektedir. Hatta bu atamalar ilk defa da yapılmış değildir, daha önce de ODTÜ’ye atanan AKP'giller onaylı Verşan Kök bunların bir örneğidir.

9 Aralık 2020 Çarşamba

Mahir Çayan ve yoldaşlarını anmanın suç olmadığı bir kez daha kanıtlandı

 

Kurtuluş Partisi Gençliği olarak, İstanbul’da 1 Nisan 2018 tarihinde Kızıldere katliamını protesto etmek ve Kızıldere Şehitlerini anmak için toplanan yoldaşlarımız daha eylemlerine başlamamışken, polisin uyarı dahi yapmadan orantısız gücüyle karşılaşmış ve ters kelepçe yapılarak gözaltına alınmışlardı. Yoldaşlarımızın bu şekilde sert ve orantısız bir müdahaleye uğramalarının sebebi ise 30 Mart 1972’de Kızıldere’de Mahir Çayan ve yoldaşlarının uğradığı katliamda devrim şehidi olmuş On’ları anmak istemeleriydi. Polisin günler öncesinden anmamızı engellemek için hazırlandığı ise o gün orada bulunan yüksek sayıda resmi ve sivil polisin bulunmasından belliydi. Gözaltına alınan yoldaşlarımız nöbetçi mahkemeye tutuklanma talebi ile sevk edilmiş ancak çok açık bir şekilde belli olan hukuksuzluğa karşı savunmalarında “Mahir Çayan’ın da, Deniz Gezmiş’in de terörist olmadığını tam tersine yargılandıkları mahkemelerde ve tarih önünde de suçsuz olduklarının onlarca defa kanıtlandığı ve onları anmanın suç olmadığını” belirtmişlerdi. Bu savunmalarının sonucunda yoldaşlarımız adli kontrol ve yurt dışı yasağı ile serbest bırakılmışlardı.

5 Aralık 2020 Cumartesi

Gençlik Sömürü İstemiyor, yaşanabilecek bir gelecek istiyor

 

Bugün Türkiye gençliği, toplumumuzun bir avuç Parababası dışında kalan tüm diğer kesimleri gibi hem maddi hem de manevi olarak sömürülmektedir. Biz gençler ise bu sömürünün tam ortasında belirsiz bir gelecek içinde bir taraftan eğitim hayatımızı tamamlamaya çalışırken bir taraftan da önümüzde duran bu belirsiz geleceğin bizler için nasıl bir yaşam getireceğini tahmin dahi edemeden yaşamaktayız. Bizler küçük yaşlarımızdan itibaren at yarışı misali bizlere ‘iyi bir gelecek’ uğruna denilerek yapılan sınavlara hazırlanarak yıllarımızı harcadık. Asla ama asla bilgimizi ve becerimizi ölçmeyen bu sınavlarda başarılı olabilsek bile üniversitelerimizi bitirdiğimizde karşımıza işsizlik gerçeği çıktı. İş bulabilsek bile asgari ücret dahi etmeyen maaşlara hafta sonlarımızı dahi vererek, kendimize ait bir yaşam alanı kuramadan çalıştırılma gerçeği çıktı.

30 Kasım 2020 Pazartesi

Parababaları düzeni can almaya devam ediyor!

 


İnsanlığın ve insana dair her şeyin düşmanıdır Parababaları düzeni.

Dünya emekçi ve yoksul halklarının, İşçi Sınıfının elleriyle yarattığı zenginliği gasp eden Parababalarının sömürü düzenidir.

Küba Devriminin Önderi, Küba’nın Emperyalizme meydan okuyan lideri Fidel Castro, bu vicdansız, insanlık düşmanı düzeni şu sözlerle ifade ediyordu: