19 Mayıs 2018 Cumartesi

19 Mayıs Emperyalizmle ve işbirlikçileriyle mücadele günüdür

Bugün 19 Mayıs. Mazlum halkların emperyalizme karşı kazandığı ilk ulusal kurtuluş savaşının, Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın kıvılcımının çaktığı gün. O kıvılcımın yaktığı meşale bugün İkinci Kurtuluş Savaşı'mıza yol gösteriyor.
Dün kapıdan kovduğumuz Emperyalistler bugün bacadan ülkemize geri girdiler. Bizler de aynı Birinci Kurtuluş Savaşı'mızda olduğu gibi İkinci Kurtuluş Savaşı'mızla Emperyalistleri bir daha gelmeksizin ülkemizden kovacağımızı haykırmak için Kadıköy'de alanlardaydık.

18 Mayıs 2018 Cuma

Asla söndürülemeyecek mücadele ateşi: 19 Mayıs

Bundan tam 99 yıl önce, Mustafa Kemal ve Birinci Kuvayimilliyecilerimiz işgal altındaki vatanımızı Emperyalistlerden ve yerli işbirlikçilerinden kurtarabilmek için “Ya İstiklâl Ya Ölüm”şiarı ile yola çıktılar. Dünyada emperyalizme karşı kazanılan ilk bağımsızlık savaşını, Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızı gerçekleştirdiler. Emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçilerini ülkemizden kovdular. 19 Mayıs, Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mıza kıvılcım olmuştur, İkinci Kurtuluş Savaşı’mızın da meşalesidir!
Emperyalistler, 99 yıl önce kaybettikleri bu savaşı, uğradıkları bu müthiş hezeyanı unutamadılar. Sömürdükleri diğer mazlum halklara umut olmasını, yeni bağımsızlık mücadelelerine örnek olmasını sindiremediler. Besledikleri derin intikam duygusu ve emperyalist emellerini hayata geçirme arzusuyla pusuya yattılar. Vatanımızı topuyla, tüfeğiyle işgalinde başarılı olamayan emperyalist çakallar bu kez başka bir yol izlediler; ekonomik, siyasi olarak ablukaya aldılar, kendilerine bağımlı hale getirdiler ülkemizi. İşbirlikçilerini iktidara getirerek, planlarını onların eliyle hayata geçirdiler. Sevr adlı yırtılıp suratlarına fırlatılan hedeflerini, allayıp pullayarak yeniden getirdiler önümüze.Ülkemizi 1950 yılından bu yana AB-D Emperyalistlerinin belirledikleri hain işbirlikçileri yönetmektedir ve bunların tamamı bu projeyi hayata geçirmek için çalışmıştır. Yoksulluk cehenneminde yanan, CIA İslamı’yla uyuşturulan halkımız, 70 yıldan bu yana emperyalizmin uşaklarına mahkûm edilmiş durumdadır.
Bütün bu uğraşlarının sebebi Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın intikamını almak, Yeni Sevr’i hayata geçirmektir. Ve vatanımızı üç parçaya bölmektir. İşte bu yüzden Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın izlerini silmeye çalışmakta, yakaladıkları her fırsatta Mustafa Kemal’e ve silah arkadaşlarına hakaretler savurmaktalar. Çünkü “Ya İstiklal Ya Ölüm” diyerek emperyalistleri denize döken Mustafa Kemal ve Birinci Kuvayimilliyecilerin Antiemperyalist ruhlarından hâlâ korkmaktalar.

12 Mayıs 2018 Cumartesi

Üç Fidan’ı 1 Mayıs gözaltımızda, Gayrettepe’nin Zindanlarında andık, mücadelelerini yaşattık



Partimiz bu sene, her sene olduğu ve her sene de olacağı gibi 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak amacıyla, Beşiktaş’tan yürüyüşe geçti. AKP’giller’in kolluk güçleri bizleri darpederek gözaltına aldı. Yoldaşlarımızı 1 hafta boyunca hukuksuz şekilde Gayrettepe’nin zindanlarında tuttu;bir kısmını tutuklama talebiyle olmak üzere mahkemeye sevk etti, gözlerini korkutmak için. Ancak Kurtuluş Partilileri yıldıramadı, baskılarına boyun eğdiremedi ve hepsini serbest bırakmak zorunda kaldı AKP’giller’in yargısı bu dik duruş karşısında.
İşte böyle bir süreçte Gayrettepe’nin nezarethanelerinde olan Kurtuluş Partililer ve Kurtuluş Partisi Gençliği; 6 Mayıs’ı, Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in, Parababaları tarafından katledildiğini unutmadı, Kurtuluş Partisi Gençliği olarak bulunduğu nezarethane şartlarında 6 Mayıs Anmasını gerçekleştirdi.

6 Mayıs 2018 Pazar

And olsun ki Üç Kızıl Karanfilimizin mücadelesini zaferle taçlandıracağız!


Bugün, 12 Mart faşist darbesinin mahkemeleri tarafından idam kararı verilen 6 Mayıs 1972’de idam edilerek katledilen 3 kızıl karanfilimiz Deniz,Hüseyin,Yusuf yoldaşları anmak ve mücadele ruhumuzu çelikleştirmek için burada bulunuyoruz. Bu 3 yiğit devrimci; hayatlarını işçilerin, köylülerin haklı mücadelelerine yani devrimci mücadeleye adadılar. Darağacına giderken bile bir kez olsun tereddüt etmediler. Türkiye halklarının kurtuluşu için mücadele ederlerken asla sonlarını düşünmediler. Türkiye devriminin en güzel yüz metresini onlar koştular.

Peki, tam olarak neydi gözlerini kırpmadan ölüme gidecek kadar inandıkları düşünceleri ve davranışları?

Antiemperyalist Olmaları
Mustafa Kemal’in önderliğindeki 1. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kazanımları üzerine inşa edilen kamu iktisadi teşekküllerimizi(KİT), ordumuzu ve ülkemizin kaynaklarını ABD-AB Emperyalistlerine peşkeş çekenlere karşı olmaları, her eylemlerinde haykırdıkları “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” sloganını şiar edinmeleri, yani Antiemperyalist olmaları.
Tabii bunları sadece sözlerinde değil eylemlerinde de sonuna kadar göstermiş olmalarıdır onları yerli satılmışların kurduğu darağaçlarına götüren. Antiemperyalist mücadelelerinde 1.Kurtuluş Savaşımızın önderi Mustafa Kemal’i hiçbir zaman yok saymamışlardır. Mustafa Kemal hakkındaki görüşlerini Deniz yoldaşımız savunmasında “Bu memlekette Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlar da bizleriz.” diye özetlemektedir. Mustafa Kemal’in “İstiklali Tam Türkiye” prensibinin devamcısı olduklarını söylemektedir. Böylece de devrimci köklerinin bu topraklarda bulunduğunu vurgulamaktadır.

23 Nisan 2018 Pazartesi

23 Nisan, AB-D Emperyalistlerine ve yerli işbirlikçilerine karşı “Söz Konusu Vatansa Gerisi Teferruattır” şiarıyla mücadele etme günüdür

Bugün 23 Nisan, Halklarımızın haklı ve meşru direnişi olan Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın kumanda merkezi olan TBMM’nin açılışının ve aynı zamanda Türkiye Halklarının kendi kaderini belirlediği Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
Bugün  Havza ve Amasya Genelgelerinden Erzurum ve Sivas Kongrelerine, TBMM’den, 1’inci Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Zaferi’ne giden yolun temel taşı.

14 Nisan 2018 Cumartesi

ABD, FRANSIZ ve İNGİLİZ Emperyalistleri, SURİYE size VİETNAM Olacak!

Emperyalistler, Suriye’de kana ve gözyaşına doymuyor. Katil Emperyalistler şunu bilin ki, 7 yıl önce piyonlarınızı öne sürerek başlattığınız bu savaşı kaybettiniz.
Onurlu ve yiğit Suriye Halkı sizin tüm planlarınıza, piyonlarınıza, tehditlerinize bir kez bile boyun eğmedi.

12 Nisan 2018 Perşembe

İçi Doldurulmuş Meydanda İçi Boşaltılmış 1 Mayıs Kutlanmaz!


Tarih, bir kez daha ihanete sahne oldu. Büyük ve Güçlü İşçi Sınıfımız, sarı sendikacı ağababalar tarafından bir kez daha hançerlendi. Gerçek devrimci sendika Nakliyat-İş ve Birleşik Metal-İş dışındaki sarı sendikalar ve DİSK yöneticileri Parababalarıyla anlaştılar, İşçi Sınıfımızın mücadele günü olan 1 Mayıs’ı sattılar.
1 Mayıs tüm dünyada Birlik, Mücadele ve Dayanışma olarak kutlanırken, sarı sendikalar yüzünden ülkemizde sadece ve sadece klasik bir mitinge indirgenildi ve aslında 1 Mayıs Bayramı’nın özünü yaratan mücadele kavramı hiçe sayılarak bir kenara atıldı. 1 Mayıs sadece saf bir bayram olarak gösterilmeye çalışıldı.

1 Nisan 2018 Pazar

Mahir Çayan ve Arkadaşlarını anmak isteyen yoldaşlarımıza gözaltı


Kızıldere anması için Kadıköy Boğa'da toplanan yoldaşlarımız, Kurtuluş Partisi Gençliği ve parti amblemimizin bulunduğu bayraklar, Mustafa Kemal’in “Bağımsızlık benim karakterimdir.” sözünün yer aldığı bayraklar, “Kahrolsun Emperyalizm” yazan dövizler, Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın posterleri nedeniyle gözaltına alındı!
Bu gözaltı meşru değildir!
Mustafa Kemal'in “Bağımsızlık benim karakterimdir.” sözü suç değildir!
Partimiz legal bir partidir. Amblemli bayraklarımızı taşımak suç değildir!
“Kahrolsun Emperyalizm” demek suç değildir!
Mahir Çayan, Deniz Gezmiş ve arkadaşları terörist değildir!
Onlar Antiemperyalist, Antişovenist, Antifedolist devrimci gençlerdir. Onlar vatansever, halksever, bu ülkenin devrimci gençleridir.
Biz Kurtuluş Partisi Gençliği olarak “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!” “Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi!” “Şeriat Ortaçağdır!” “Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız” diyerek onların bıraktıkları mücadeleyi devam ettirdiğimizi söylerken, Mahir Çayan’ın, Deniz Gezmiş’in ve arkadaşlarının “6. Filo Defol” eylemlerini, “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” “Ya İstiklal Ya Ölüm!” sözlerini unutup vahşice katledilmelerinin yıldönümlerinde nasıl olur da anmayız? Yoldaşlarımızı anmak bizim en meşru hakkımızdır!

30 Mart 2018 Cuma

On’lar Halkların Kurtuluş Davası’nda yaşıyor!




 30 Mart 1972’de Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere Köyü’nde 12 Mart Faşizminin gorilleşmiş generalleri tarafından katledilen Mahir Çayan, Hüdai Arıkan, Cihan Alptekin, Nihat Yılmaz, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Ömer Ayna, Saffet Alp’i katledişlerinin 46. yıl dönümünde mezarları başında anıldık.
Kurtuluş Partisi Gençliği olarak On’ların Anti-Emperyalizme, Anti-Şovenizme, Anti-Feodalizme karşı vermiş oldukları mücadelenin gerçek devamcıları olduğumuz bilinci ile 30 Mart günü saat 18.00’ da Karşıyaka Mezarlığı 2 nolu kapıda etkinliğimizi gerçekleştirmek üzere toplandık.

29 Mart 2018 Perşembe

Kızıldere şehitleri ölümsüzdür


İnsanlığın kurtuluş mücadelesine kendilerini adamış, gözlerini kırpmadan hayatlarının baharında “Tam Bağımsız Türkiye” için, Sosyalizm için ve Yoldaşları için ölüme yürüyenler tabiî ki ölümsüz olacaklar.
Eninde sonunda bu kanser düzeni yerini insanlığın tek bir aile olduğu Sosyalizme bıraktığı zaman, insanlığı Ortaçağ karanlığına götürmeye yeminli gericilerin, AB-D Emperyalistlerinin kanlı, Halk düşmanı Kontrgerilla’nın güdümünde Devrimci kanı içmeye yeminli faşistlerin, yerli ve yabancı Parababalarının isimleri değil, Halklarımızın düşmanı bu güruha karşı mücadele vermiş, Türkiye Halklarının dostu On’ların isimleri ve mücadeleleri yaşayacak.
On’lar; Mahir Çayan, Hüdai Arıkan, Cihan Alptekin, Nihat Yılmaz, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Ömer Ayna, Saffet Alp kendileri gibi İkinci Kurtuluş Savaşçısı olan Deniz GezmişHüseyin İnanYusuf Aslan’ın Parababalarının mahkemeleri tarafından verilen idam karanının uygulanmasını engellemek için ölümsüzleştiler.