24 Eylül 2021 Cuma

Ne Cemaat Yurdu Ne Tarikat Evi! İnsanca Yaşanılacak Yurtlar İstiyoruz!



Geçmişten beri ülkemizdeki gençlerin en büyük sorunu insanca yaşanılacak yurtlar bulmak olmuştur. Bugünse, plansızca ve rant uğruna açılan üniversitelerle ters orantılı olan yurt sayısı mevcut öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamak şöyle dursun, sorunu her üniversite öğrencisinin içine düştüğü bir karadelik haline getirmektedir. Özellikle Koronavirüs pandemisinden bu yana geçen iki yıl sonunda okullar açılmış, birçok öğrenci KYK Yurt başvuruları yapmış ancak görüldüğü üzere var olan yurt sayıları yeterli olmadığı için birçok öğrenci açıkta kalmıştır. Özellikle kira fiyatlarının da iki katına çıkmasıyla, biz öğrencilerin sorunu sadece devlet yurtlarında kalamamak değil, barınamamak olmuştur. 

AKP İktidarı ve onun yurt yapmaktan sorumlu Gençlik ve Spor Bakanı ise böyle bir sorun yokmuş gibi davranmakta, birçok öğrenci arkadaşımızın barınamıyor olduğu gerçeğini görmezden gelmektedir. Tabii ki biz AKP iktidarının neden böyle davrandığını biliyoruz. AKP iktidarının geçmişten bu yana temel isteği gençleri kendi Ortaçağcı, gerici kafa yapısına uygun yetiştirmek; onlara bulundukları her alanda gerici düşüncelerini empoze etmek, böylece dindar ve kindar nesil yetiştirmektir. Bunun en kolay yolunu da devlet yurtlarına gidemediği için cemaatlerin, tarikatların, Ensarların ve Tügvaların yurtlarına giden gençlere yapabilmektedir. Bunun içindir ki AKP’giller devlet yurdu olan KYK Yurtlarını yapmayı bırakmışlardır. Kendi Ortaçağcı, gerici ideolojilerine uygun olan yukarıda ismini saydığımız gerici yapılara ise her türlü yardımı yapmakta, imkân ve rahatlık sağlamaktadır. Sebebi ise öğrenci gençlerimizi o Ortaçağcı, gerici yurtlara mecbur bırakarak gençleri etkileme, taraflarına katma, kafadan silahsızlandırma düşüncesidir.



Biz Kurtuluş Partisi Gençliği olarak AKP’giller’in bu Ortaçağcı gerici yurtları ile gençleri etkileyerek dindar ve kindar nesil yapma isteğinin bugün farkına varmıyoruz. Yıllardır öğrenci arkadaşlarımız devlet yurtlarına yerleşebilsin, daha fazla devlet yurdu yapılsın ve tarikat evlerine, cemaat yurtlarına mahkûm olmasınlar diye “Ne Cemaat Yurdu, Ne Tarikat Evi! İnsanca Yaşanılacak Yurtlar İstiyoruz!” diyoruz, “YURTKUR Uyuma Öğrenciye Yurt Kur diyoruz”. Ve bugün de bu sloganımızı tekrar ediyoruz. 

İnsanca Yaşanılacak Yurtlar Yapılana dek, sokakta tek bir arkadaşımız kalmayana dek, öğrenci arkadaşlarımız tarikat evlerine, cemaat yurtlarına mahkûm olmaktan kurtulana dek mücadelemiz devam edecektir.

YURTKUR Uyuma Öğrenciye Yurt Kur!

İnsanca Yaşanılacak Yurtlar İstiyoruz!

 

Kurtuluş Partisi Gençliği


11 Haziran 2021 Cuma

Öğrenciye ‘paran varsa oku’ diyen MEB’den 1 Milyon TL’lik tatil keyfi!

Eğitimdeki eşitsizliklerin iyice gün yüzüne çıktığı, halk çocuklarına eğitimin haram edildiği, AKP’giller’in kirli ilişkilerinin ve kamu malı hırsızlıklarının gündemden düşmediği şu günlerde Milli Eğitim Bakanlığı bizleri hiç şaşırtmayan bir skandala imza attı. Milyonlarca öğrencinin mağdur olduğu bu dönemde MEB, Antalya’da “Bilim Sanat Merkezleri Programlarının Revize Edilmesi ve Yardımcı Ders Materyallerinin Hazırlanması” için ‘her şey dahil’ konseptiyle 5 yıldızlı bir otelde düzenlenecek etkinliğe tam 1 milyon 51 bin TL harcayarak AKP’giller’in halk düşmanı, kamu malı vurguncusu yüzlerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Binlerce öğrenci internete ulaşamadığı için temel haklarından biri olan eğitim hakkından mahrum kalıyor. MEB ise öğrenciler için harcaması için kendisine emanet edilen bütçesiyle “etkinlik” adı altında aslında tatil olan bu organizasyonu düzenliyor.

2,4 milyon öğrencinin EBA’ya erişimi yok

Milyonlarca öğrenci gerekli materyalleri sağlayamadığı için uzaktan eğitimden faydalanamıyor. Sadece öğrenciler için değil, öğretmenler için de bu durum eziyete dönüşmüş durumda. Sınavların ertelenmesi, yüz yüze eğitimlerin başlaması gibi birçok konuda milyonlarca öğrenci MEB’e tepkilerini dile getirip seslerini duyurmak için sosyal medyadan kampanyalar düzenliyor. Ama bu durum MEB’in umurunda değil. Çünkü öğrencilerin düzgün eğitim alıp almaması da hiçbir zaman MEB’in ilgi alanına girmemiştir. Öğrencilere ‘paran varsa oku yoksa kapı dışarı’ denilmiş ve parası olanlar el üstünde tutulmaya, parası olmayanlar ise ‘ne halin varsa gör’ denilerek kaderine terk edilmeye devam edilmiştir.

Biz öğrenciler olarak MEB’in öğretmen-öğrenci düşmanı, halk düşmanı politikalarını protesto ediyoruz! Antalya’da keyif çatmalarını değil mağdur arkadaşlarımıza yardım edilmesini istiyoruz. Ama maalesef bu vurgun-soygun-sömürü düzeni devam ettikçe bunun mümkün olamayacağını da biliyoruz.

İşte bu yüzden biz Kurtuluş Partisi Gençliği olarak, Halk Kurtuluşçu Liseliler olarak, “Gençlik Sömürü İstemiyor” diyoruz. Eşit, parasız, bilimsel ve laik bir eğitim istiyoruz. Bize ayrılmış bütçeyle tatil gibi etkinlik düzenleyen bir MEB istemiyoruz!

Sizleri Halkın Kurtuluş Partisi saflarında bu sömürüye karşı, halkımızın varlıklarını babalarının malı gibi yağmalayanlara, yandaşlarına peşkeş çekenlere karşı mücadeleye çağırıyoruz.

Bizler Halk Kurtuluşçu Liseliler olarak, sizleri de bizimle birlikte Halkın Kurtuluş Partisi saflarında örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.

Yaşanabilecek Bir Gelecek İstiyoruz!

Yaşasın Demokratik, Laik, Eşit ve Parasız Eğitim!

Halk Kurtuluşçu Liseliler


6 Mayıs 2021 Perşembe

İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı Denizler’in Yolunda Zafere Ulaştırıncaya dek Sürdüreceğiz!

... 

Zulüm gücünü arttırdığında gitgide

Yitirir çok kişi cesaretini.

Dimdik durur o, daha bir cesaretle.

Yöneltir yığınları kavgaya.

Bir dilim ekmek, bir bardak çay

Ve halk egemenliği adına.

Suskunluğun egemen olduğu yerde

Çınlayan onun sesidir.

Zulüm kol geziyorsa

ve yazgıyı suçlamaktaysa insanlar

Adıyla söyler o, suçlu kimdir.

Bertolt Brecht

12 Nisan 2021 Pazartesi

Uydurma suçlarla barınma hakkımızı elimizden alamayacaksınız! Gençlikten korkuyorsunuz! Korkmaya devam edin!

 


9 Nisan tarihinde Resmi Gazete’de bir karar yayınlandı. Bu karara göre, devlet yurtlarında barınacak öğrenciler için artık “Cumhurbaşkanına hakaret etme, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” gibi suçlardan dolayı altı ay veya daha fazla süreyle hapis cezası almamış olmak şartı getirildi. Yani bu uydurma, zorlama suçlardan yargılanıp hüküm giyen gençler devlet yurtlarında barınamayacak. Üstelik AKP’giller bu sözde suçları hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, cinsel suçlar gibi ‘adi suç’ olarak adlandırılan suçlarla aynı madde kapsamına alarak Devrimci-Yurtsever öğrencileri sapıklarla, torbacılarla bir tutuyor.

30 Mart 2021 Salı

Kızıldere Savaşçıları Ölümsüzdür! ON’lar yılmadı, biz de yılmayacağız!



Bundan 49 sene önce 30 Mart 1972’de İkinci Kurtuluş Savaşçıları Mahir Çayan, Hüdai Arıkan, Cihan Alptekin, Nihat Yılmaz, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin Kurt, Ömer Ayna, Saffet Alp adlı ON yiğit Devrimci, 12 Mart Faşizmi’nin NATO’cu Generalleri tarafından katledildiler. Aradan geçen 49 yıla rağmen İkinci Kurtuluş Savaşçıları’nın ve hayatını insanlığın kurtuluş mücadelesine adayan tüm devrimcilerin öldürülemeyeceğini; fikirlerinin, mücadelesinin halkların kurtuluş davasında her an yaşayacağını bilmekteyiz.

15 Mart 2021 Pazartesi

16 Mart Beyazıt ve Halepçe Katliamlarını Unutmadık Unutmayacağız!


Bundan tam 43 yıl önce İstanbul Üniversitesi’nde okuyan devrimci öğrencilere karşı CIA güdümlü hainlerce bir saldırı planlandı. Bu saldırıda 7 devrimci genç hayatını kaybetti, 41 kişi yaralandı.

O zamanlar devrimciler hem sivil hem de üniformalı faşistlerin hain saldırılarına önlem olarak okuldan toplu çıkış yapıyorlardı. 16 Mart 1978 günü de her zamanki gibi okullarından toplu çıkış yapmışlardı. Ama pusu kurmuştu hainler, önce bomba attılar üzerlerine, sonra ateş açtılar ve 7 kızıl karanfil, Cemil Sönmez, Hatice Özen, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt halkların kurtuluş davası uğrunda canlarını verdiler. Tabii birçok olayda olduğu gibi bu katliam da sadece sivil faşistler tarafından gerçekleştirilmemiş, Amerikan uşağı iktidar ve onun kolluk kuvvetlerinin destekleriyle şekillenmiştir. Normal şartlarda 30-40 polisin beklediği alanda o gün ''bir şekilde'' polis sayısı 8-10'a düşürülmüş; her zaman arka kapıdan çıkan devrimci öğrenciler faşistlerin beklediği ön kapıdan çıkmaya zorlanmıştır. Yani işin özü, CIA tezgahlamış, yerli satılmışlar da harfiyen uygulamıştır.

9 Şubat 2021 Salı

Gençliği boş tehditlerle yıldıramazsınız!


Bugün Türkiye’de onlarca üniversitede AKP’giller’in Kaçak Saraylı Reis’i tarafından atanan ve AKP’li olduğu tüm kamuoyu tarafından bilinen insanlar rektörlük yapıyor. AKP’giller’in gençlik üzerinde baskı kurmak, üniversiteleri bilim yuvaları olmaktan çıkartıp Ortaçağcı gericilere mürit yetiştiren tekkelere çevirmek amacıyla yaptıkları bu atamaların en ses getireni Ocak ayının başında Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’nun atanmasıyla gerçekleşti. O günden beri de Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından başlatılan Özerk Demokratik Üniversite mücadelesi tüm yurdu sardı ve hala devam eden meşru bir mücadele başladı.

28 Ocak 2021 Perşembe

Türkiye Gençliği İşsizlik ve Sömürü Cehenneminde Yaşamak İstemiyor

 

Ülkemizin yıllardan beri temel sorunu olan işsizlik ve onun özelinde Genç İşsizlik AKP İktidarında yıllar boyu artarak devam etmiştir. Aslında bunun temel sebeplerinden biri ise gençlerin üniversitelerinden mezun oldukları zaman kendi iş alanlarına dair istihdam alanı bulamamasıdır. Bilindiği gibi bugün ülkemizde birçok genç yıllar boyu bir üniversiteyi kazanıp okumak için erken yaşlarının büyük bir kısmını at yarışı misali girdiği ve kendisine iyi bir gelecek sağladığını düşündüğü sınavlara ayırmaktadır.

Ancak ülkemiz gerçeğinde gençler istedikleri bir üniversiteyi kazansa dahi o üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulma olasılıkları çok düşüktür, özellikle bitirdikleri bölümle ilgili iş bulma olasılıkları daha da düşüktür. TÜİK’in verdiği Ağustos 2020 ayına ilişkin işsizlik raporunda geçen yılın aynı ayına göre 0,8 puan azalarak işsizlik oranı 13,2 olmuştur. Yani TÜİK’e göre ülkemizde sadece 4 milyon 194 bin kişi işsizdir!

7 Ocak 2021 Perşembe

Gençliğin örgütlü yumruğu tüm baskıları, gözaltıları ve kelepçeleri kırar!

 



Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, AKP onaylı atanmış rektör Melih Bulu’ya karşı günledir süren haklı mücadeleleri hala devam etmektedir. Öğrencilerin bu mücadeleyi yürütürkenki temel hedefleri başta atanmış rektör Melih Bulu’nun yerine demokratik bir seçimle seçilecek olan bir rektörün geçmesidir. İşte Boğaziçi Üniversitesi öğrenci arkadaşlarımız günlerdir bunun için direnmektedir. En temel ve demokratik hakları için direnmektedir.

3 Ocak 2021 Pazar

AKP’giller onaylı kayyum rektörler kabul edilemez



Bilindiği üzere geçtiğimiz gün yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile beş üniversiteye AKP’giller onaylı yeni rektörler atandı. Başta Boğaziçi Üniversitesi gelmek üzere Pamukkale Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, Beykoz Üniversitesi ve Çağ Üniversitesi bu beş üniversiteyi oluşturmaktadır. Bu atamaların tek bir amacı vardır, o da hep söylediğimiz gibi AKP'giller’in iktidara geldiği günden beri Türkiye gençliğini kendi Ortaçağcı Gerici zihniyetlerine uygun bir halde kindar ve dindar bir nesil olarak yetiştirmeye çalışmalarıdır. Geçmişte bunu başarabilmek için FETÖ gibi cemaatlerle el ele vererek gençlerimizi ‘ışık evleri, abiler, ablalar’ yoluyla kandırmaya çalıştılar. Birçok halk çocuğunu onların kirli oyunlarına alet ettiler. Şimdi de AKP'giller gençliğimizi ve bilim yuvası olması gereken üniversitelerimizi baskı altında tutabilmek için kendilerinden onay almış rektörleri üniversitelerin başına geçirmektedir. Hatta bu atamalar ilk defa da yapılmış değildir, daha önce de ODTÜ’ye atanan AKP'giller onaylı Verşan Kök bunların bir örneğidir.