13 Ocak 2022 Perşembe

Kurtuluş Partisi Gençliği olarak haykırdık: Cemaat Yurtları da Tarikat Evleri de Derhal Kapatılmalıdır! Enes Kara’nın Hesabını Soracağız!


Elazığ’daki Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Enes Kara’nın, Ailesinin baskısıyla kaldığı Nur Cemaati’ne bağlı bir yurtta intihara sürüklenmesi, kendisini intihara sürükleyen süreci anlattığı video ve mektupta dile getirdikleri, insanım diyen herkesin yüreğini dağladı.

Kurtuluş Partisi Gençliği olarak bu acı ve maalesef ülkemizde sık sık tekrarlanan olaya sessiz kalamazdık, kalmadık.

Enes’i hayattan koparanlara, yılan yuvalarının faaliyetine izin verenlere, gençlerimizin beyinlerine Ortaçağcı zehri akıtanlara karşı ilk başta suç duyurusunda bulunduk. Ardından sokaklarda haykırdık öfkemizi. Genç yaşında ölüme sürüklenen Enes Kara için haykırdık sloganlarımızı.

11 Ocak 2022 Salı

Cemaat yurtları da tarikat evleri de derhal kapatılmalıdır! Enes Kara’nın hesabını soracağız!





Dün akşam saatlerinde yüreğimizi yakan bir video, haber sitelerine düştü. Enes Kara isimli genç bir arkadaşımız, ailesinin zoru yüzünden bir cemaat yurduna yerleştirilmiş ve orada kalmaya mecbur bırakılmıştır. Ve kendisi orada Ortaçağcı gericiliğin karanlığı ile baş başa kalmış, bu duruma daha fazla dayanamayarak intihar etmiştir.

Enes Kara, Ortaçağcı gericiliğin karanlığı yüzünden intihar etmeden hemen önce bir video yayınlamış ve videoda şunlardan bahsetmiştir.

30 Aralık 2021 Perşembe

Yeditepe Üniversitesi İçin Öğrencilerin Sağlığı Ön Planda Olmalıdır



Bilindiği gibi dünyada yayılmaya başlayan ve Koronavirüsün bir türü olan Omicron varyantı sonucunda Koronavirüsü tekrardan yaygınlaşmaya başlamış, vaka sayıları hem dünya genelinde hem Türkiye genelinde artmaya başlamıştır. Bu yaygınlaşmanın sonucunda da eğitim de bu durumdan payını almıştır. Zaten Koronavirüsün başından itibaren doğru ve düzgün bir şekilde pandemiye uygun bir eğitim sistemi hayata geçiremeyen AKP’giller şu anda da tam bir keşmekeş içindedir.

19 Aralık 2021 Pazar

AKP’giller iktidarının Ortaçağcı gerici politikalarına karşı gençliğin mücadelesi durmaksızın devam ediyor!


Bugün ülkemiz AKP’giller iktidarının hem Ortaçağcı gerici politikaları hem de ekonomi politikaları yüzünden tarumar olmuştur. İşçiler ve emekçiler, tüm halkımız yoksullukla boğuşmaktadır. Biz gençler de ülkemiz bu durumayken işçiler ve emekçilerden farklı koşullarda değiliz. Eğitim hayatımız boyunca derslerimizden önce geçim sıkıntısı derdine düşmekteyiz. İnsanca barınamıyoruz, insanca geçinemiyoruz.

AKP’giller iktidarının Ortaçağcı gerici politikalarına karşı sessiz de kalmıyoruz. Bulunduğumuz her alanda eylemler yapıyoruz. Bu düzenin böyle gitmeyeceğini haykırıyoruz.

Gençliğin hakkı barınamamak, geçinememek değil insanca koşullarda yaşamaktır!


Bugün ülkemiz AKP’giller iktidarının hem Ortaçağcı gerici politikaları hem de ekonomi politikaları yüzünden tarumar olmuştur. İşçiler ve emekçiler bu geçim sıkıntısını ve yokluğu en sert şekilde hisseden toplum sınıfı olarak başı çekmektedir. Marketlerden alınan ürünlerin fiyatı doların artışına bağlı olarak her geçen gün bir önceki günü aratır hale gelmekte, kira fiyatları artmakta, emekçi halkımızın yoksulluğu derinleşmektedir. Öyle ki günün koşullarında açlık sınırı 3.890 TL, yoksulluk sınırı 13.013 TL olmuştur. Yani ülkemiz AKP’giller iktidarı yüzünden öyle bir felaket yaşamaktadır ki yoksul kalmamak için en az 13 bin TL maaş alıyor olması gerekmektedir. Çünkü ancak o şekilde temel ihtiyaçları olan gıda, barınma, ısınma, giysi gibi ihtiyaçlarını karşılaması mümkün olabilir. Ancak tüm bu duruma karşın geçtiğimiz günlerde açıklanan asgari ücret sefalet ücreti seviyesindedir.

6 Kasım 2021 Cumartesi

12 Eylül Faşizminin çocuğu YÖK, AKP’giller İktidarında da gençliğe zulmetmeye devam ediyor!

 


Emperyalistlerin ülkemizdeki ilerici, devrimci hareketi baltalamak için kendi uşaklarına yaptırttığı 12 Eylül Faşist Darbesi sonrası, emperyalizm işbirlikçisi iktidarların üniversitelerde borularını daha rahat öttürmesi amacıyla 1981’de YÖK kuruldu. YÖK, kuruluş amacını kendi sitesinde yer alan tarihçesinde şöyle belirtiyor: “1960-80 arasında ortaya çıkan siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlar, yükseköğretimdeki kötüye gidişi daha da artırmıştır. Bu nedenle yetmişli yılların sonunda köklü bir reform kaçınılmaz hale gelmiş ve sonunda 1981 reformu yürürlüğe konmuştur.” Görüldüğü üzere, 27 Mayıs Politik Devrimi’nin kazanımlarıyla yükselen devrimci hareket ve ilericilik bir sorun olarak görülüyor YÖK tarafından. Bu soruna çözüm olarak da bir kumanda gibi kullanılacak YÖK yaratılıyor ve 40 yıldır da görevini yapmaya devam ediyor.

24 Eylül 2021 Cuma

Ne Cemaat Yurdu Ne Tarikat Evi! İnsanca Yaşanılacak Yurtlar İstiyoruz!



Geçmişten beri ülkemizdeki gençlerin en büyük sorunu insanca yaşanılacak yurtlar bulmak olmuştur. Bugünse, plansızca ve rant uğruna açılan üniversitelerle ters orantılı olan yurt sayısı mevcut öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılamak şöyle dursun, sorunu her üniversite öğrencisinin içine düştüğü bir karadelik haline getirmektedir. Özellikle Koronavirüs pandemisinden bu yana geçen iki yıl sonunda okullar açılmış, birçok öğrenci KYK Yurt başvuruları yapmış ancak görüldüğü üzere var olan yurt sayıları yeterli olmadığı için birçok öğrenci açıkta kalmıştır. Özellikle kira fiyatlarının da iki katına çıkmasıyla, biz öğrencilerin sorunu sadece devlet yurtlarında kalamamak değil, barınamamak olmuştur. 

AKP İktidarı ve onun yurt yapmaktan sorumlu Gençlik ve Spor Bakanı ise böyle bir sorun yokmuş gibi davranmakta, birçok öğrenci arkadaşımızın barınamıyor olduğu gerçeğini görmezden gelmektedir. Tabii ki biz AKP iktidarının neden böyle davrandığını biliyoruz. AKP iktidarının geçmişten bu yana temel isteği gençleri kendi Ortaçağcı, gerici kafa yapısına uygun yetiştirmek; onlara bulundukları her alanda gerici düşüncelerini empoze etmek, böylece dindar ve kindar nesil yetiştirmektir. Bunun en kolay yolunu da devlet yurtlarına gidemediği için cemaatlerin, tarikatların, Ensarların ve Tügvaların yurtlarına giden gençlere yapabilmektedir. Bunun içindir ki AKP’giller devlet yurdu olan KYK Yurtlarını yapmayı bırakmışlardır. Kendi Ortaçağcı, gerici ideolojilerine uygun olan yukarıda ismini saydığımız gerici yapılara ise her türlü yardımı yapmakta, imkân ve rahatlık sağlamaktadır. Sebebi ise öğrenci gençlerimizi o Ortaçağcı, gerici yurtlara mecbur bırakarak gençleri etkileme, taraflarına katma, kafadan silahsızlandırma düşüncesidir.



Biz Kurtuluş Partisi Gençliği olarak AKP’giller’in bu Ortaçağcı gerici yurtları ile gençleri etkileyerek dindar ve kindar nesil yapma isteğinin bugün farkına varmıyoruz. Yıllardır öğrenci arkadaşlarımız devlet yurtlarına yerleşebilsin, daha fazla devlet yurdu yapılsın ve tarikat evlerine, cemaat yurtlarına mahkûm olmasınlar diye “Ne Cemaat Yurdu, Ne Tarikat Evi! İnsanca Yaşanılacak Yurtlar İstiyoruz!” diyoruz, “YURTKUR Uyuma Öğrenciye Yurt Kur diyoruz”. Ve bugün de bu sloganımızı tekrar ediyoruz. 

İnsanca Yaşanılacak Yurtlar Yapılana dek, sokakta tek bir arkadaşımız kalmayana dek, öğrenci arkadaşlarımız tarikat evlerine, cemaat yurtlarına mahkûm olmaktan kurtulana dek mücadelemiz devam edecektir.

YURTKUR Uyuma Öğrenciye Yurt Kur!

İnsanca Yaşanılacak Yurtlar İstiyoruz!

 

Kurtuluş Partisi Gençliği


11 Haziran 2021 Cuma

Öğrenciye ‘paran varsa oku’ diyen MEB’den 1 Milyon TL’lik tatil keyfi!

Eğitimdeki eşitsizliklerin iyice gün yüzüne çıktığı, halk çocuklarına eğitimin haram edildiği, AKP’giller’in kirli ilişkilerinin ve kamu malı hırsızlıklarının gündemden düşmediği şu günlerde Milli Eğitim Bakanlığı bizleri hiç şaşırtmayan bir skandala imza attı. Milyonlarca öğrencinin mağdur olduğu bu dönemde MEB, Antalya’da “Bilim Sanat Merkezleri Programlarının Revize Edilmesi ve Yardımcı Ders Materyallerinin Hazırlanması” için ‘her şey dahil’ konseptiyle 5 yıldızlı bir otelde düzenlenecek etkinliğe tam 1 milyon 51 bin TL harcayarak AKP’giller’in halk düşmanı, kamu malı vurguncusu yüzlerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Binlerce öğrenci internete ulaşamadığı için temel haklarından biri olan eğitim hakkından mahrum kalıyor. MEB ise öğrenciler için harcaması için kendisine emanet edilen bütçesiyle “etkinlik” adı altında aslında tatil olan bu organizasyonu düzenliyor.

2,4 milyon öğrencinin EBA’ya erişimi yok

Milyonlarca öğrenci gerekli materyalleri sağlayamadığı için uzaktan eğitimden faydalanamıyor. Sadece öğrenciler için değil, öğretmenler için de bu durum eziyete dönüşmüş durumda. Sınavların ertelenmesi, yüz yüze eğitimlerin başlaması gibi birçok konuda milyonlarca öğrenci MEB’e tepkilerini dile getirip seslerini duyurmak için sosyal medyadan kampanyalar düzenliyor. Ama bu durum MEB’in umurunda değil. Çünkü öğrencilerin düzgün eğitim alıp almaması da hiçbir zaman MEB’in ilgi alanına girmemiştir. Öğrencilere ‘paran varsa oku yoksa kapı dışarı’ denilmiş ve parası olanlar el üstünde tutulmaya, parası olmayanlar ise ‘ne halin varsa gör’ denilerek kaderine terk edilmeye devam edilmiştir.

Biz öğrenciler olarak MEB’in öğretmen-öğrenci düşmanı, halk düşmanı politikalarını protesto ediyoruz! Antalya’da keyif çatmalarını değil mağdur arkadaşlarımıza yardım edilmesini istiyoruz. Ama maalesef bu vurgun-soygun-sömürü düzeni devam ettikçe bunun mümkün olamayacağını da biliyoruz.

İşte bu yüzden biz Kurtuluş Partisi Gençliği olarak, Halk Kurtuluşçu Liseliler olarak, “Gençlik Sömürü İstemiyor” diyoruz. Eşit, parasız, bilimsel ve laik bir eğitim istiyoruz. Bize ayrılmış bütçeyle tatil gibi etkinlik düzenleyen bir MEB istemiyoruz!

Sizleri Halkın Kurtuluş Partisi saflarında bu sömürüye karşı, halkımızın varlıklarını babalarının malı gibi yağmalayanlara, yandaşlarına peşkeş çekenlere karşı mücadeleye çağırıyoruz.

Bizler Halk Kurtuluşçu Liseliler olarak, sizleri de bizimle birlikte Halkın Kurtuluş Partisi saflarında örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.

Yaşanabilecek Bir Gelecek İstiyoruz!

Yaşasın Demokratik, Laik, Eşit ve Parasız Eğitim!

Halk Kurtuluşçu Liseliler


6 Mayıs 2021 Perşembe

İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı Denizler’in Yolunda Zafere Ulaştırıncaya dek Sürdüreceğiz!

... 

Zulüm gücünü arttırdığında gitgide

Yitirir çok kişi cesaretini.

Dimdik durur o, daha bir cesaretle.

Yöneltir yığınları kavgaya.

Bir dilim ekmek, bir bardak çay

Ve halk egemenliği adına.

Suskunluğun egemen olduğu yerde

Çınlayan onun sesidir.

Zulüm kol geziyorsa

ve yazgıyı suçlamaktaysa insanlar

Adıyla söyler o, suçlu kimdir.

Bertolt Brecht

12 Nisan 2021 Pazartesi

Uydurma suçlarla barınma hakkımızı elimizden alamayacaksınız! Gençlikten korkuyorsunuz! Korkmaya devam edin!

 


9 Nisan tarihinde Resmi Gazete’de bir karar yayınlandı. Bu karara göre, devlet yurtlarında barınacak öğrenciler için artık “Cumhurbaşkanına hakaret etme, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” gibi suçlardan dolayı altı ay veya daha fazla süreyle hapis cezası almamış olmak şartı getirildi. Yani bu uydurma, zorlama suçlardan yargılanıp hüküm giyen gençler devlet yurtlarında barınamayacak. Üstelik AKP’giller bu sözde suçları hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, cinsel suçlar gibi ‘adi suç’ olarak adlandırılan suçlarla aynı madde kapsamına alarak Devrimci-Yurtsever öğrencileri sapıklarla, torbacılarla bir tutuyor.