“Katil ABD Ortadoğu’dan ve Ülkemizden Defol” diyemeyenler,
“Hoşt Amerika Puşt Amerika!”, “Yankee Go Home!” sloganını
haykıramayanlar,
Kızıldere’de katledilen Mahir Çayan ve Yoldaşlarını anamaz,
ON’lara sahip çıkamaz,
ON’ların devamcısı olamaz,
ON’ların Kahramanlıklarını Sömüremez!
Peki, kimler Mahir Çayan ve
Yoldaşlarının meşru tek devamcısıdır?
Gerçekten kimler sahip çıkabilir
ON’lara?
Kimlerin, Kahraman on Devrimciyi,
ON’ların kahramanlıklarını sömürmeden anmaya hakları vardır?
Mahirler gibi, Denizler gibi, Onbeşler
gibi,
Kıvılcımlı Usta gibi,
Kıvılcımlı Usta’dan bayrağı
devralan Nurullah Efe ve Yoldaşları gibi;
Yiğitçe, mertçe, doğrudan, hiç
hesap kitap yapmadan, hiç sonunu düşünmeden,
İnsan Soyunun Başdüşmanı ABD ve AB
Emperyalistleriyle ve onların Türkiye’deki müttefiki satılmış Parababalarıyla bıkmadan,
korkmadan, yılmadan mücadele eden, Cesaret Vatanına sahip Gerçek Devrimciler, İkinci Kurtuluş Savaşçıları HKP’lilerdir, Mahir
ve Yoldaşlarının meşru tek devamcısı.
Dünyadaki bütün kötülüklerin anası
ABD Emperyalist Haydudunun Ortadoğu’yu Bekçi Köpeği Siyonist İsrail ile
birlikte kan gölüne dönüştürdüğü, İran Halkının üzerine bombalar yağdırdığı, Ortadoğu’nun
ve ülkemizin parçalanması anlamına gelen yani Türkiye açısından Yeni Sevr demek
olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) hızlıca yaşama geçirildiği bugünlerde; “‘Katil
Amerika, Ortadoğu’dan Defol!’ diyemeyen her siyasi, her aydın, her akademisyen,
her televizyoncu, her gazeteci ya gafildir, ya korkaktır, ya satılmış haindir!”, diyebilen HKP’nin ON’lara sahip
çıkmaya, ON’ları anmaya hakkı vardır.
Mahir
Çayan mahkemelerdeki savunmalarında şöyle demiştir:
“Seçtiğimiz yol,
Gazi Mustafa Kemal’in açtığı yoldur.
“O’nun
başlattığı Anadolu İhtilali’nin yoludur.
“Parolamız, ‘Ya
İstiklal Ya ölüm!’
“Hedefimiz, ‘İstiklal-i
Tam Türkiye’dir.”
İşte biz HKP’liler
olarak, Mahir ve Yoldaşlarını Mustafa Kemal’in “Ya istiklal Ya Ölüm”
parolasını benimsedikleri, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın
Önderi Mustafa Kemal’in açtığı yoldan mücadeleyi devam ettirdikleri için
anıyoruz.
Kuvayimilliyeci
Atalarımıza ve Önderlerine sahip çıkan Gerçek Vatanseverler olarak ON’lara;
Ermeni Soykırımı Emperyalist Yalanına karşı oldukları, Kuvayimilliyeci Atalarımızı
soykırımcı olarak görmedikleri, o yiğitleri savundukları için sahip çıkıyoruz.
Gerçek
TKP'nin kurulduğu 1920'den bugüne bilimli-bilinçli-inançlı-kararlı
mücadelesinden milim sapmayan, her söylediğinin, her pratiğinin arkasında
duran, Gerçek TKP'nin en genç kurucusu olan Hikmet Kıvılcımlı Usta'nın düşünce
evlatlarından oluşan Halkın Kurtuluş Partisi olarak, Mahir ve Yoldaşlarını;
İnsan
soyunun en büyük düşmanı ABD Emperyalistlerine ve onların yerli
işbirlikçilerine ve ortaklarına karşı mücadele yürüttükleri için,
İnsanlığı
Ortaçağ karanlığının Ümmetçilik Konağına götürüp oraya hapsetmeye çalışan ve
Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mıza karşı Emperyalist Yedi
Düvele hizmet eden Ortaçağcı Gericiliğin temsilcilerine karşı oldukları için,
Malazgirt’ten
İstanbul’un Fethine, Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızdan bugüne kadar en
kritik momentlerde hep birlikte mücadele eden, bin yıldır kardeşleşen, etle
tırnak gibi kaynaşan Türk ve Kürt Halkının Kardeşliğini savundukları için
savunuyoruz.
Biz ON’ların
Antiemperyalist, Antifeodal, Antişovenist
mücadelelerini, Yurtseverliklerini Halkseverliklerini, Mustafa Kemalci
duruşlarını, insanlığın kurtuluşu uğruna kendilerini feda edişlerini,
yiğitliklerini sahipleniyoruz.
ON’lar Usta’mız Hikmet
Kıvılcımlı’nın da 17 yaşında elde tüfek savaştığı, bileğinin hakkına
Köyceğiz Kuvayimilliye Askeri Komutanlığına yükseldiği Antiemperyalist Birinci
Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın savunucularıydılar.
ON’lar, Emperyalist Yedi Düvelin
ağızlarına kolay lokma olsun diye ülkemizi parçalara bölen emperyalist proje
Sevr’e karşıydılar.
ON’lar Türkiye Devrimi’nin Önderi
Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’dan etkilenerek kendilerini İkinci Kurtuluş
Savaşçıları olarak adlandırıyorlardı.
İşte bizler İkinci Kurtuluş Savaşı uğruna
yaşamlarını ortaya koydukları ve kendilerini İkinci Kurtuluş Savaşçıları
olarak adlandırdıkları için Mahir Çayan, Hüdai Arıkan, Cihan Alptekin, Nihat
Yılmaz, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kâzım Özüdoğru, Sabahattin Kurt,
Ömer Ayna ve Saffet Alp’i anıyoruz.
“Vatan
aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğ
tut”mayı mücadelesinin merkezine koyan Halkın
Kurtuluş Partisi olarak, Denizler’e, Mahirler’e, Genel Başkan’ımız Nurullah
Efe’nin de önderlerinden biri olduğu 68 Kuşağının Antiemperyalist ve Mustafa
Kemalci tüm devrimcilerine sahip çıktık ve her zaman da sahip çıkmaya devam
edeceğiz.
Ant olsun ki Türkiye Devrimi’nin
Önderi Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın ve Denizler’in, Mahirler’in uğruna
hayatlarını adadığı davayı zafere ulaştıracağız.
Tüm dünyayı ve ülkemizi kan gölüne
çeviren, BOP’u yani Yeni Sevr planlarını uygulamaya sokan, kardeş halkları
birbirine düşürmeye çalışan ABD ve AB Emperyalistlerini ve onların yerli
işbirlikçilerini ülkemizden bir daha geri gelmemek üzere göndereceğiz.
ON’lar için yakılan türküde
söylendiği gibi:
Dere böyle
durulmaz,
Gence kurşun
vurulmaz,
Sanma zalım
olandan
Birgün hesap
sorulmaz!
Denizler’i astıran, Mahirler’i
Kızıldere’de katlettiren, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 Faşist Darbelerini
yaptırtan ABD Emperyalistleri ve onların Süper NATO’sundan ve bu alçaklara
ruhlarını gönüllüce satan yerli işbirlikçilerden hesap soracağız.
Ne diyor Gülten Akın ON’lar için
yazdığı şiirinde?
Öyle
bir çağa düştük ki dostlar,
Durmadan
göğekin biçiyorlar.
Ölümden
geçilmiyor…
Ölümlerin Devrimcilerden,
Vatanseverlerden, Halkseverlerden yana olmadığı, gencecik fidanlarımızın
toprağa düşmediği günlerin adı olan Devrimci Demokratik Halk İktidarının
kurulması içindir mücadelemiz.
ON’lara sözümüzüdür:
Antiemperyalist, Antifeodal,
Antişovenist İkinci Kurtuluş Savaşı’mızı zafere ulaştırıp Devrimci Demokratik
Halk İktidarını kuracağız. Ve Sosyalizmi zafere ulaştıracağız.
Devrim Şehitleri
Ölümsüzdür!
Yaşasın İkinci
Kurtuluş Savaşı’mız!
Yaşasın
Sosyalizm!
30 Mart 2026
Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi
.jpeg)