16 Mart 2026 Pazartesi


16 Mart Beyazıt Şehitleri Ölümsüzdür

ABD ve AB Emperyalist Haydutlarının ve Yerli İşbirlikçilerinin

Halkımıza Çektirdiği Acıların Hesabını Soracağız


Selam Olsun Bizden Önce Geçene, Selam Olsun Savaşırken Düşene!

Selam Olsun Beyazıt Şehitlerine!

Sevgili Halkımız;

16 Mart 1978 tarihinde yani tam 48 yıl önce bugün, 7 devrimci namuslu yurtsever genç Beyazıt Meydanı’nda, Eczacılık Fakültesi önünde, Süper NATO’nun, Gladio’nun, Kontrgerilla’nın siyasi parti formundaki paramiliter bir cinayet örgütü olan MHP tarafından tezgahlanan haince bir saldırıda katledildiler. Ki bu hain, kanlı örgüt ve Onun Ülkü Ocakları; 1967’den bu yana 3 bini biz devrimcilerden, 2 bini de kandırıp tuzaklarına düşürdükleri ve ülkücü olarak adlandırdıkları gençlerden oluşmak üzere toplam 5 bin Türk gencinin canına kıymıştır.

Neden yapıldı bu kanlı katliam ve Kahramanmaraş, Çorum, Sivas, Kayseri, Bahçelievler, Balgat Katliamları?

Birinci Kuvayimilliyenin devamı olan 27 Mayıs 1960 Politik Devrimi’nin bütün kazanımlarını ortadan kaldıracak olan 12 Eylül Faşist Diktatörlüğüne zemin hazırlamak için yapıldı bu kanlı katliamlar.

Ustamız Hikmet Kıvılcımlı 56 yıl önce, “Finans- Kapital kanlı bir öç almak istiyor. 27 Mayıs’ı yaralayanlar onu öldürmek istiyor.” demişti. İşte 12 Mart Faşist Diktatörlüğü ile yaraladıkları 27 Mayıs Politik Devriminin ürünü, Cumhuriyet tarihinin en ileri Anayasası olan 61 Anayasasını öldürmek için 5 bin Türk Gencinin, Aydınlarımızın canına kıyıldı.

Peki neydi 27 Mayıs Politik Devriminin ve 61 Anayasasının Kazanımları?

Halka sınırlı da olsa özgürlük ve demokrasi getirdi. Düşünce ve örgütlenmenin önündeki engelleri, yasakları bir ölçüde de olsa kaldırdı 27 Mayıs Politik Devrimi.

27 Mayıs, Sosyalizmi özgür kıldı… Sosyalist düşünce ve örgütlenmeyi… 1963’te Türkiye İşçi Partisi (TİP) kuruldu. Marksist klasikler Türkçeye çevrildi, geniş kitlelerce okundu, benimsendi… Sosyalist Gençlik, sosyalist aydınlar, işçiler yetişti. Sosyalist Güçler hızla gelişmeye başladı…

1963’te yeni demokrat bir İş Kanunu, buna uygun Grev ve Toplu Sözleşme Kanunları kabul edildi. Gerçek Sınıf Sendikacılığının yolu açıldı. İşçi Sınıfımız örgütlenme ve hak arama özgürlüğüne kavuştu.

Anayasanın getirdiği haklar çerçevesinde, iktidarların kanunsuzluklarını, keyfi davranışlarını yasal kılıfa büründürme girişimlerini engellemek için Türkiye’de ilk kez Anayasa Mahkemesi kuruldu…

Ancak ABD Emperyalizmi nerede bir ilerici hareket olursa onu yok etmek, ortadan kaldırmak ister. Emekçi Halk yığınların bilinçlenmesi ve örgütlü mücadeleye atılması ile sonlarının geleceğini bilen ABD ve AB Emperyalist Haydutları, Soldan esen rüzgârları kesmek için, Süper NATO’nun, Gladio’nun, Kontrgerilla’nın siyasi parti formundaki paramiliter bir cinayet örgütü olan MHP’yi kurdurdular, Yerli İşbirlikçilerine. Kanlı katliamlar bu kanlı örgüt eliyle gerçekleştirildi.

16 Mart Beyazıt Katliamı; ABD Emperyalist Haydutlarının aşağılık amaçlarına ulaşması için tezgâhladıkları katliamlarındandır.

O gün İstanbul Üniversitesi’nden topluca çıkan devrimci, demokrat öğrencilere, Kontrgerilla’nın eğittiği MHP’li faşist çeteler önce bombayla ardından taramalı silahlarla saldırmışlar ve 7 devrimci öğrenciyi, Cemil Sönmez, Hatice Özen, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt’u katletmişlerdir.

Sadece MHP’li faşistler tarafından mı gerçekleştirilmiştir bu katliam? Hayır. O gün yani 16 Mart 1978 günü normalde 30-40’tan aşağı olmayan polis sayısı o gün 8-10 polis arasındadır. Normalde arka kapıdan çıkan devrimci öğrenciler o gün faşist çetelerin beklediği ana kapıdan çıkarılmıştır. Yani bu bize açıkça gösteriyor ki o günkü katliam ABD-AB Emperyalistleri tarafından planlanan ve resmi-sivil faşistlerin iş birliğiyle gerçekleştirilen bir olaydır.

Ama bu tür haince saldırılar, katliamlar Jöntürk Gelenekli, isyan huylu Devrimci Gençliğimize geri adım attıramaz, sindiremez, korkutamaz. Şanlı Gezi İsyanımızda, 19 Mart Eylemlerinde kanıtladı bunu Aydın Gençliğimiz. İkinci Kurtuluş Savaşımızın neferleri Gençliğimiz; Türkiye Devriminin Ustası Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği gibi “Görev yapıyorduk, muhallebi değil… Görev yapmada çok iyi biliyoruz; vurmak da vardır, vurulmak da. Hepsi vız gelir ve de gelmelidir” diyerek savaşıyor, savaşmaya devam edecek.

16 Mart biz devrimciler için sadece Beyazıt Katliamı değildir. Ortadoğu’nun dört bir köşesinde Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında eylemler ve saldırılar yapan eli kanlı casus örgütü CIA 16 Mart 1988’de Halepçe Katliamı’nı tetikleyerek binlerce masum insanı katletmiştir. Dönemin Irak Hükümeti tarafından, ABD’den temin edilen zehirli gaz bombalarıyla bombalanan çoluk çocuk, kadın, erkek, yaşlı demeden 5.000 Kürt insanımız tüm dünyanın gözleri önünde katledilmiştir.

Ve o günden bugüne hem Irak hem de tüm Ortadoğu Halkları gün yüzü görmedi. Emperyalistlerin Ortadoğu’yu ve ülkemizi bölüp parçalama planı olan BOP (Büyük Ortadoğu Projesi), ABD-AB Emperyalizmine ve Siyonist İsrail’e karşı olan tüm Ortadoğu’daki devletlere karşı uygulanmaya başlandı. Libya’da, Mısır’da, Tunus’ta, Suriye’de kendisine karşı olan iktidarları indirip yerine Ortaçağcı, Gerici kukla iktidarlar getirildi. Şimdi aynısı İran’a yapılmak isteniyor. Ne acıdır ki sıra Türkiye’de. ABD Emperyalist Alçağı son sıraya Türkiye’yi koydu ve artık açıkça da dillendiriyorlar.

Dünyanın baş haydutu ABD ve AB Emperyalistleri Irak’ta, Hiroşima’da, Vietnam’da, Türkiye’de, Suriye’de, Yugoslavya’da, Venezuela’da, Küba’da, İran’da ve dünyanın birçok yerinde yaptıklarının bedelini er geç ödeyecektir. Onlarla birlikte tüm dünyada ve Türkiye’de ABD Emperyalizmine onurunu, ruhunu satmış işbirlikçiler de hesap verecektir.

Sevgili halkımız, 3 gün sonra bildiğiniz üzere Jöntürk Gelenekli, Yıldırılamaz Gençliğimizin yaktığı 19 Mart isyan ateşinin birinci yıldönümü. Beyazıt Katliamından 47 yıl sonra ABD-AB Emperyalistlerinin işbirlikçisi AKP’giller’in barikatları, 7 Yurtsever, Devrimci Gencimizin şehit düştüğü Beyazıt’ta yıkıldı. HKP Gençliği de 19 Mart mücadelesinde üzerine düşen görevi yerine getirmiş, alanlarda, ablukalarda her türlü zulme karşı direnmiştir.

Ne diyor Nazım Hikmet’in o güzel şiirinde:

“Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar,

Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.,

Safları sıklaştırın çocuklar,

bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.”

HKP Gençliği olarak, ABD-AB Emperyalist Haydutlarının ve onlara yancılık eden yerli işbirlikçilerinin yaptığı katliamların hesabını soracağız. Mustafa Kemal Önderliğinde savaşan Kuvayimilliyeci Atalarımızın yaptığı gibi Emperyalist Çakalları ve onların işbirlikçilerini, bu sefer bir daha geri gelmemek üzere, “Geldikleri Gibi Göndereceğiz.”

Gençliğimizin mücadelesini işçi sınıfımızın saflarında, işçi sınıfımızla omuz omuza veriyoruz. Ant olsun ki işçi sınıfımızın mücadelesini zafere ulaştıracağız, Demokratik Halk Devrimini gerçekleştirip Sosyalizm bayrağını göndere çekeceğiz!

 

Kahrolsun MİT-CIA-Kontrgerilla!

Yasaşasın Gençliğin Devrimci Mücadelesi!

Kahrolsun AB-D Emperyalizmi!

Yaşasın Halkların Kardeşliği, Yaşasın Sosyalizm!

Beyazıt’ın Hesabı Sorulacak!

Halepçe’nin Hesabı Sorulacak!

Yaşasın 19 Mart!

 HKP Gençliği

16 Mart 2026