16 Mart
Beyazıt Şehitleri Ölümsüzdür
ABD ve AB
Emperyalist Haydutlarının ve Yerli İşbirlikçilerinin
Halkımıza
Çektirdiği Acıların Hesabını Soracağız
Selam Olsun Bizden Önce Geçene, Selam Olsun Savaşırken
Düşene!
Selam Olsun Beyazıt Şehitlerine!
Sevgili Halkımız;
16 Mart 1978
tarihinde yani tam 48 yıl önce bugün, 7 devrimci namuslu yurtsever genç Beyazıt
Meydanı’nda, Eczacılık Fakültesi önünde, Süper NATO’nun, Gladio’nun,
Kontrgerilla’nın siyasi parti formundaki paramiliter bir cinayet örgütü olan
MHP tarafından tezgahlanan haince bir saldırıda katledildiler. Ki bu hain,
kanlı örgüt ve Onun Ülkü Ocakları; 1967’den bu yana 3 bini biz devrimcilerden,
2 bini de kandırıp tuzaklarına düşürdükleri ve ülkücü olarak adlandırdıkları
gençlerden oluşmak üzere toplam 5 bin Türk gencinin canına kıymıştır.
Neden yapıldı bu kanlı
katliam ve Kahramanmaraş, Çorum, Sivas, Kayseri, Bahçelievler, Balgat
Katliamları?
Birinci
Kuvayimilliyenin devamı olan 27 Mayıs 1960 Politik Devrimi’nin bütün kazanımlarını ortadan kaldıracak
olan 12 Eylül Faşist Diktatörlüğüne zemin hazırlamak için yapıldı bu
kanlı katliamlar.
Ustamız Hikmet
Kıvılcımlı 56 yıl önce, “Finans- Kapital
kanlı bir öç almak istiyor. 27 Mayıs’ı yaralayanlar onu öldürmek istiyor.”
demişti. İşte 12 Mart Faşist Diktatörlüğü ile yaraladıkları 27 Mayıs Politik
Devriminin ürünü, Cumhuriyet
tarihinin en ileri Anayasası olan 61 Anayasasını öldürmek için 5 bin Türk
Gencinin, Aydınlarımızın canına kıyıldı.
Peki neydi 27 Mayıs Politik Devriminin ve 61 Anayasasının Kazanımları?
Halka sınırlı da olsa özgürlük ve demokrasi getirdi. Düşünce ve
örgütlenmenin önündeki engelleri, yasakları bir ölçüde de olsa kaldırdı 27
Mayıs Politik Devrimi.
27 Mayıs, Sosyalizmi özgür kıldı… Sosyalist düşünce ve örgütlenmeyi…
1963’te Türkiye İşçi Partisi (TİP) kuruldu. Marksist klasikler Türkçeye
çevrildi, geniş kitlelerce okundu, benimsendi… Sosyalist Gençlik, sosyalist
aydınlar, işçiler yetişti. Sosyalist Güçler hızla gelişmeye başladı…
1963’te yeni demokrat bir İş Kanunu, buna uygun Grev ve Toplu Sözleşme
Kanunları kabul edildi. Gerçek Sınıf Sendikacılığının yolu açıldı. İşçi
Sınıfımız örgütlenme ve hak arama özgürlüğüne kavuştu.
Anayasanın getirdiği haklar çerçevesinde, iktidarların kanunsuzluklarını,
keyfi davranışlarını yasal kılıfa büründürme girişimlerini engellemek için
Türkiye’de ilk kez Anayasa Mahkemesi kuruldu…
Ancak ABD
Emperyalizmi nerede bir ilerici hareket olursa onu yok etmek, ortadan kaldırmak
ister. Emekçi Halk yığınların bilinçlenmesi ve örgütlü mücadeleye atılması ile
sonlarının geleceğini bilen ABD ve AB Emperyalist Haydutları, Soldan esen rüzgârları
kesmek için, Süper NATO’nun, Gladio’nun, Kontrgerilla’nın siyasi parti
formundaki paramiliter bir cinayet örgütü olan MHP’yi kurdurdular, Yerli
İşbirlikçilerine. Kanlı katliamlar bu kanlı örgüt eliyle gerçekleştirildi.
16 Mart Beyazıt
Katliamı; ABD Emperyalist Haydutlarının aşağılık amaçlarına ulaşması için tezgâhladıkları
katliamlarındandır.
O gün İstanbul
Üniversitesi’nden topluca çıkan devrimci, demokrat öğrencilere, Kontrgerilla’nın
eğittiği MHP’li faşist çeteler önce bombayla ardından taramalı silahlarla
saldırmışlar ve 7 devrimci öğrenciyi, Cemil Sönmez, Hatice Özen, Baki Ekiz,
Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt’u
katletmişlerdir.
Sadece MHP’li
faşistler tarafından mı gerçekleştirilmiştir bu katliam? Hayır. O gün yani 16
Mart 1978 günü normalde 30-40’tan aşağı olmayan polis sayısı o gün 8-10 polis
arasındadır. Normalde arka kapıdan çıkan devrimci öğrenciler o gün faşist
çetelerin beklediği ana kapıdan çıkarılmıştır. Yani bu bize açıkça gösteriyor
ki o günkü katliam ABD-AB Emperyalistleri tarafından planlanan ve resmi-sivil
faşistlerin iş birliğiyle gerçekleştirilen bir olaydır.
Ama bu tür haince
saldırılar, katliamlar Jöntürk Gelenekli, isyan huylu Devrimci Gençliğimize geri
adım attıramaz, sindiremez, korkutamaz. Şanlı Gezi İsyanımızda, 19 Mart
Eylemlerinde kanıtladı bunu Aydın Gençliğimiz. İkinci Kurtuluş Savaşımızın
neferleri Gençliğimiz; Türkiye Devriminin Ustası Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği
gibi “Görev yapıyorduk, muhallebi değil… Görev yapmada çok iyi biliyoruz;
vurmak da vardır, vurulmak da. Hepsi vız gelir ve de gelmelidir” diyerek savaşıyor, savaşmaya devam
edecek.
16 Mart biz
devrimciler için sadece Beyazıt Katliamı değildir. Ortadoğu’nun dört bir
köşesinde Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında eylemler ve saldırılar yapan eli
kanlı casus örgütü CIA 16 Mart 1988’de Halepçe Katliamı’nı
tetikleyerek binlerce masum insanı katletmiştir. Dönemin Irak Hükümeti tarafından,
ABD’den temin edilen zehirli gaz bombalarıyla bombalanan çoluk çocuk, kadın,
erkek, yaşlı demeden 5.000 Kürt insanımız tüm dünyanın gözleri önünde
katledilmiştir.
Ve o günden bugüne
hem Irak hem de tüm Ortadoğu Halkları gün yüzü görmedi. Emperyalistlerin
Ortadoğu’yu ve ülkemizi bölüp parçalama planı olan BOP (Büyük Ortadoğu Projesi),
ABD-AB Emperyalizmine ve Siyonist İsrail’e karşı olan tüm Ortadoğu’daki
devletlere karşı uygulanmaya başlandı. Libya’da, Mısır’da, Tunus’ta, Suriye’de
kendisine karşı olan iktidarları indirip yerine Ortaçağcı, Gerici kukla
iktidarlar getirildi. Şimdi aynısı İran’a yapılmak isteniyor. Ne acıdır ki sıra
Türkiye’de. ABD Emperyalist Alçağı son sıraya Türkiye’yi koydu ve artık açıkça
da dillendiriyorlar.
Dünyanın baş
haydutu ABD ve AB Emperyalistleri Irak’ta, Hiroşima’da, Vietnam’da, Türkiye’de,
Suriye’de, Yugoslavya’da, Venezuela’da, Küba’da, İran’da ve dünyanın birçok
yerinde yaptıklarının bedelini er geç ödeyecektir. Onlarla birlikte tüm dünyada
ve Türkiye’de ABD Emperyalizmine onurunu, ruhunu satmış işbirlikçiler de hesap
verecektir.
Sevgili halkımız,
3 gün sonra bildiğiniz üzere Jöntürk Gelenekli, Yıldırılamaz Gençliğimizin
yaktığı 19 Mart isyan ateşinin birinci yıldönümü. Beyazıt Katliamından 47 yıl
sonra ABD-AB Emperyalistlerinin işbirlikçisi AKP’giller’in barikatları, 7 Yurtsever,
Devrimci Gencimizin şehit düştüğü Beyazıt’ta yıkıldı. HKP Gençliği de 19 Mart
mücadelesinde üzerine düşen görevi yerine getirmiş, alanlarda, ablukalarda her
türlü zulme karşı direnmiştir.
Ne diyor Nazım
Hikmet’in o güzel şiirinde:
“Daha gün o gün
değil, derlenip dürülmesin bayraklar,
Dinleyin, duyduğunuz
çakalların ulumasıdır.,
Safları
sıklaştırın çocuklar,
bu kavga faşizme
karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.”
HKP Gençliği
olarak, ABD-AB Emperyalist Haydutlarının ve onlara yancılık eden yerli
işbirlikçilerinin yaptığı katliamların hesabını soracağız. Mustafa Kemal
Önderliğinde savaşan Kuvayimilliyeci Atalarımızın yaptığı gibi Emperyalist
Çakalları ve onların işbirlikçilerini, bu sefer bir daha geri gelmemek üzere, “Geldikleri Gibi Göndereceğiz.”
Gençliğimizin
mücadelesini işçi sınıfımızın saflarında, işçi sınıfımızla omuz omuza
veriyoruz. Ant olsun ki işçi sınıfımızın mücadelesini zafere ulaştıracağız, Demokratik
Halk Devrimini gerçekleştirip Sosyalizm bayrağını göndere çekeceğiz!
Kahrolsun
MİT-CIA-Kontrgerilla!
Yasaşasın
Gençliğin Devrimci Mücadelesi!
Kahrolsun
AB-D Emperyalizmi!
Yaşasın
Halkların Kardeşliği, Yaşasın Sosyalizm!
Beyazıt’ın
Hesabı Sorulacak!
Halepçe’nin
Hesabı Sorulacak!
Yaşasın
19 Mart!
HKP Gençliği
.jpeg)