13 Ocak 2026 Salı

Mesem’in Çocuk Emeğinin Sömürüsü Olduğunu Kavrayalım


 Günümüz Türkiye’sinin kahredici bir gerçeği; MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi). Bu sömürü aracına “çocuk işçiliğini yasallaştırma merkezi” demek çok daha doğru olacaktır. MESEM dediğimiz şey aslında çırak yetiştirme programıdır ama gerçek; çocuk işçi çalıştırılmasıdır. Mesleğe atılarak ailesinin omzundaki yükü bir an önce hafifletmeye mecbur edilen gençlere, süslenerek sunulmakta olan ucuz iş gücü çarkıdır.

Buraya giden gençler aslında bir meslek sahibi olmak için giderler. MESEM’e giden gençlerin genelde eğitim seviyesi düşüktür. MESEM’in en önemli tercih sebeplerinden biri de budur; derslerden kalan gençler “bari işimi öğreneyim” düşüncesiyle MESEM’e yönlendirilir. Fakat MESEM’in ana amacı burjuvaziye ucuz iş gücü sağlamaktır. Bu sebeple MESEM’e giden gençler, kapitalizmin çarkları arasında unutulur giderler. Bu tuzak, devletin mesleki eğitim alanında kullandığı bir numaralı silah haline gelmiştir.

Mesleki eğitim gören gençlerimiz Anadolu liseleriyle 9. ve 10. Sınıfa kadar ortak program yürütürken; 11. ve 12. Sınıfta ders programları ayrılır ve görece daha az sınıf dersi, daha çok atölye dersi görmeye başlarlar. 9. veya 10. Sınıfta derslerini toparlayamamış öğrenci 11. ve 12. Sınıfta iyice yıpranır; bu sebeple MESEM tuzağı onun için daha iyi bir seçenek haline gelir. Tekelci kapitalizmin en gerici halinin çürüttüğü eğitim sisteminin, onu yarattığı eşitsizliklerin altında kalan halk çocukları için de MESEM daha iyi bir seçenekmiş gibigörünür.

Şimdi MESEM seçecek öğrencinin ruh halini anlayalım: Akademik anlamda başarılı değilseniz, ya da Üniversite Sınavına hazırlık için ekonomik yetersizlikler sebebiyle dershanelere gidebilecek, özel ders alabilecek durumda değilseniz ve eğitiminize de devam etmek istiyorsanıMESEMe neden katılmayasınız ki? Hem maaş alacaksınız hem işinizi öğreneceksiniz hem de belge alacaksınız. Maalesef işler böyle olmuyor; çalıştığınız yerdeki ustaları izleyerek öğrenmeniz gerekiyor. Kimse size işi öğretmeye çalışmaz, işi başından aşkın olan ustalar kendi işlerini yaparlar.

Çalıştığınız iş dalındaki işçiler kadar maaş beklemeyin. Hatta maaşınız asgari ücretin altında olacak. “E zaten çırağım, az maaş almam normal” demeyin; çünkü burjuvazi sizin emeğinizi olabildiğince sömürmek ve bununla ters orantılı olarak maaşınızı olabildiğince az vermek istiyor. Bunlardan ayrı olarak dersleriniz kötüyse geçmiş olsun; haftada 4 gün iş, 1 gün okul yapacaksınız. “E o programa uygun ders ağırlığım olur” demeyin; çünkü okul günü, yorulan vücudunuz için mükemmel bir yatak olacak.

Bununla beraber iş yerinde ölme ihtimaliniz çok yüksek. Burjuvazinin almadığı önlemler ve size düzgün verilmeyen iş güvenliği dersleri yüzünden bir makineye kapılıp uzuvlarınızdan veya daha kötüsü canınızdan olabilirsiniz. Türkiye’de 2013’ten beri 770 çocuk işçi iş cinayetlerine kurban gitti; bunlardan biri siz de olabilirsiniz. Muhtemelen öldükten sonra patrona biraz para cezası verilecek, sizin yerinize başka bir çocuk işçi alınacak.

Kısacası MESEM denen çocuk işçi programı, burjuvazinin çocuk işçiliği yasallaştırmasının en iyi yoludur. Fakat bu devran böyle sürmeyecek; halk iktidarında çocuk işçilik yasaklanacak. Çocukların ve gençlerin burjuvazinin elinde değil, okullarında güvenli ve öğretici mesleki eğitim almaları sağlanacaktır.