3 Şubat 2017 Cuma

Bir liselinin gözünden partili olmak

Bizler bir savaşın içinde doğduk. Bizden sonra gelenler de, insanlığın var oluşunu ve gelişimini sürdürmek için verdiği mücadelenin içinde doğacaklar. Bu savaş, işçilerin her sabah gitmek zorunda olduğu fabrikalarda, itaat eden nesiller yetiştirmek amacında olan okullarda, bu bozuk düzen yüzünden hayata yenik başlamış çocukların yaşadığı sokaklarda devam ediyor. İnsanlık, sınıflı topluma geçişle birlikte sömüren ve sömürülen olmak üzere ikiye bölündü. Kapitalizmle birlikte de toplum burjuva ve proletarya olmak üzere iki sınıfa bölündü. Ancak kapitalizm bu bölünmeyi sağlayarak aynı zamanda kendi sonunu da getirdi. İşçi Sınıfı, kurulan sömürü düzeninin sonu olacaktır. İşçi Sınıfı, kapitalist düzenin çarkları arasında en çok sıkışandır. En çok ezilendir. Düzenin acımasızlığını yaşayarak gören İşçi Sınıfı özünde devrimcidir. Bu nedenle kapitalist düzenin yıkılmasında temel güç İşçi Sınıfı’nın örgütlenmesiyle sağlanacaktır. Bu örgütlenme, İşçi Sınıfının içinde bulunduğu savaşı görmezden gelmesini engelleyip, bilinçlenmesini ve bu bilinç doğrultusunda fiziksel bir güç oluşturmasını sağlayacaktır.
Marksizm düşünüşüne göre önce evreni anlamak, sonra değiştirmek şarttır. Değişim için kitlesel güç ve birliktelik bilinci gerekir. Topluma bakıldığında birlik olmanın aslında insanın kendisi olmasının ayrılmaz bir parçası olduğu görülecektir. Sınıflı bir toplumda birlik olmadan yaşamak: Sınıflar Savaşını görmezden gelmek, insanca yaşama mücadelesini reddetmektir. Gerçek devrimciler toplumun sorunlarını gören ve bu bozuk düzenin yıkılması için gerçek devrimci örgüt çatısı altında birleşmiş, insanlığa olan sevgilerinden ve davalarına olan inançlarından güç alanlardır. Güçlü olmanın birikiş sayesinde olduğunu doğa bile bize birçok alanda kanıtlamıştır. Su damlaları tek başlarına bir binayı yıkacak güce sahip değilken sel bir şehre büyük zararlar verebilir. Seli oluşturan o küçük su damlalarıdır. Bu damlaların gücünü bir fiziksel etkiye dönüştüren ise su moleküllerinin birbirine tutunmasını sağlayan kohezyon kuvvetidir. Toplumda bu kuvveti sağlayan da örgüttür.


Örgütlü olmak gücün bireye değil topluma ait olduğunu bilmektir
Örgütlü olmak sadece aynı amaca sahip insanlarla bir araya gelmek değildir. Örgütlü olmak İşçi Sınıfının kurtuluşuna olan inancını toplumla paylaşmaktır. Sınıf Savaşımına İşçi Sınıfı yanından katılmak, insanlık için mücadele etmenin erdemini ruhunda hissedebilmektir. Örgütlü olmak birlik olmanın verdiği güç ile devrime doğru koşmaktır. Devrim yolunda yalnız olmadığını senden önce bu yolu aydınlatanların olduğu gibi senden sonra da bu yolda mücadeleye devam edecek yoldaşlarının olduğunu bilmenin verdiği umuttur. Örgütlü olmak gücün bireye değil topluma ait olduğunu bilmektir.
Partiye katıldığımdan bu yana bir ay geçti. Bu zaman içerisinde çok şey öğrendim ama öğrendiklerimden en önemlisi: Birlik olmanın, güçlü olmak anlamına geldiğidir. Bana, devrime olan inancı da geleceğe olan umudu da kazandıran bu bilgi oldu. Partili olmadan önce yazdığım bir yazıda; “Doğrular ve yanlışlar bu kadar net ve kesinken insan nasıl bir yol belirleyemez?” yazmışım. Bir ay sonra ise bu yazıyı yazmaktayım. Çünkü devrimin büyük bir nitelik değişimi olduğunu, bu değişim için de örgütlenmenin şart olduğunu anladım. Ve tüm bunlardan çıkardığım sonuç örgütlenmiş her bireyin Halkın kurtuluşu için atılmış önemli bir adım ve sömürü düzeninin biteceğinin bir işareti olduğudur. Halkın kurtuluşu için çare birlik olmaktadır!


İstanbul’dan Liseli Bir Yoldaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Öneri/eleştiri ilet.