7 Nisan 2012 Cumartesi

Ankara Üniversitesi Bilimsel Düşünce Topluluğu’ndan “Türkiye’de Aydın Olmak” konulu Konferans

İçerisinde Kurtuluş Partisi Gençliği’nin de yer aldığı Ankara Üniversitesi Bilimsel Düşünce Topluluğu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 15 Mart 2012 tarihinde  “Türkiye’de Aydın Olmak” konulu bir konferans gerçekleştirdi. Cumhuriyet gazetesi yazarı Bekir COŞKUN ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği eski Başkanı, Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi Üyesi Av. Doğan ERKAN etkinliğe konuşmacı olarak katıldılar. Etkinliğe 250’nin üstünde kişi katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmasını BDT Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Fakültesi Temsilcisi arkadaşımız yaptı. BDT Temsilcisi konuşmasında, insanın, Aristo’nun tanımıyla “politik bir hayvan” olduğunu, ancak politik olma özelliğinin unutturulmaya, hayvan olma özelliğinin ezberletilmeye çalışıldığını söyledi. Ayrıca 12 Eylül Faşizmi ile insanlara korku salındığını ve günümüzde bu korkunun had safhaya ulaştığını belirterek, buna karşı aydınların birlik olması gerekliliğinden bahsetti.
Açılış konuşmasından sonra söz alan Av. Doğan ERKAN, etkinliğin yapıldığı Cemil Bilsel Salonu’nda öğrencilik yıllarında yapılan etkinliklerden yola çıkarak, salonun ve hukuk fakültesinin politik önemine vurgu yaptı. Türkiye Devrimi’nin Önderi Hikmet KIVILCIMLI’nın da aynı salonda Türkiye Solunun birleştirilmesi hedefiyle gerçekleştirdiği “Durum Yargılaması” adlı tarihsel bir seminer verdiğini belirtti.  Av. Doğan Erkan, aydın olmanın ve aydın olma mücadelesi vermenin en iyi üniversite yıllarında anlaşıldığını dile getirdi.
Sivas Davası’nda zamanaşımı kararı verilmesini eleştirerek sözlerine devam eden ERKAN, “insan yakmanın zamanaşımı olamayacağı”nı ifade ederek konuşmasını sürdürdü ve ülkenin aydın hukukçularının bunun hesabını soracaklarını vurguladı.
Günümüzde Aydın olmanın bir koşulunun örgütlü olmaktan geçtiğini anlatan ERKAN, gerçek Aydın’ın Soros’un sivil örümceklerinden günümüzdeki ayırt noktasının ise Yurtseverlik kriteri olduğunu vurguladı. Emperyalizmin, aydınları kuşatma altına aldığını anlatan ERKAN, bunun örneklerini anlattığı konuşmasına; aydının, ülkesine sahip çıkan, bunun için halkı bilinçlendirme ve aydınlatma görevini her koşulda yerine getirme iradesine sahip olan bir pozisyonda durması gerektiğini anlatarak devam etti.
“Tam Bağımsız, Laik, gerçekten Demokratik Türkiye” hedefinin ülkedeki aydınların ortak noktası olması gerektiğini ifade ederek Lenin Usta’nın sözlerinden alıntı yapan Doğan ERKAN, koşullar ne kadar kötü olursa olsun, hayaller ile gerçekler arasında bir bağ var ise, ileriye doğru hayal kurmanın çok yararlı olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.
İkinci konuşmacı Bekir COŞKUN ise Ergenekon davası bağlamında, ülkedeki tüm aydınların ceplerinde taşıdığı telefonlarından dahi korkar hale geldiklerinden, ancak korkunun ecele faydasının olmadığından bahsetti.
Aydın olmanın, her koşulda doğruları söylemekten geçtiğini anlatan COŞKUN, bu sebeple medyada yaşadığı baskıları anlattı. Aydın olmanın “ampul taşımak”tan geçmediğini kinaye yollu belirten COŞKUN, gericileri hiçbir ampulün aydınlatamayacağı veciz tümcesiyle sözlerini tamamladı.
Her türlü saldırıya karşı Gençliğin Aydınlanması kararlılığı içerisinde olan BDT üyesi öğrenciler, etkinliklerini kesin bir şekilde sürdürecekler. Yüzlerle, binlerle, AB-D Emperyalistleri ve her türden yerli uşaklarına karşı Halk Kurtuluş Cephesi’nin kurulmasına hizmet edecekler. Bunu durdurabilecek bir güç yoktur.
Yıldırılamaz Gençlik!

AÜ Bilimsel Düşünce Topluluğu’ndan

Kurtuluş Partili Gençler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Öneri/eleştiri ilet.