28 Ocak 2021 Perşembe

Türkiye Gençliği İşsizlik ve Sömürü Cehenneminde Yaşamak İstemiyor

 

Ülkemizin yıllardan beri temel sorunu olan işsizlik ve onun özelinde Genç İşsizlik AKP İktidarında yıllar boyu artarak devam etmiştir. Aslında bunun temel sebeplerinden biri ise gençlerin üniversitelerinden mezun oldukları zaman kendi iş alanlarına dair istihdam alanı bulamamasıdır. Bilindiği gibi bugün ülkemizde birçok genç yıllar boyu bir üniversiteyi kazanıp okumak için erken yaşlarının büyük bir kısmını at yarışı misali girdiği ve kendisine iyi bir gelecek sağladığını düşündüğü sınavlara ayırmaktadır.

Ancak ülkemiz gerçeğinde gençler istedikleri bir üniversiteyi kazansa dahi o üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulma olasılıkları çok düşüktür, özellikle bitirdikleri bölümle ilgili iş bulma olasılıkları daha da düşüktür. TÜİK’in verdiği Ağustos 2020 ayına ilişkin işsizlik raporunda geçen yılın aynı ayına göre 0,8 puan azalarak işsizlik oranı 13,2 olmuştur. Yani TÜİK’e göre ülkemizde sadece 4 milyon 194 bin kişi işsizdir!

Buna karşın DİSK’in Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yöntemini esas alarak Covid-19’un yarattığı gerçek istihdam kaybını ve işsizliği hesaplamıştır. Buna göre geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Ağustos 2020’de 10,5 milyon olarak gerçekleşmiştir. Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı yüzde 29,3, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 26.7 olarak hesaplanmıştır. Görüldüğü ve zaten bu toplumda yaşayan her genç tarafından bilindiği üzere değil genç işsizlik oranı azalmak tam tersine artarak devam etmiştir.

Başta da dediğimiz gibi ülkemizde bir gencin işsiz kalmasına giden yol daha onun okula başladığı ilk anda başlamaktadır. AKP iktidarı döneminde eğitim sistemi bilimsel ve laik olmadan adım adım uzaklaştırılmış, gençlerimiz kindar ve dindar nesil yetiştirilmek uğruna gerçek anlamıyla bir eğitim göremeden üniversitelerinden mezun olmuştur. Ve zaten bilimsel eğitimin kırıntısını dahi göremeyen gençlerimiz mezun oldukları gibi karşılarında kapitalist düzeninin sonuçlarından biri olan işsizliği bulmuştur. Eğer ki iş bulabilmişse de aldığı maaş asgari ücretin (zaten asgari ücretin açlık sınırından dahi daha aşağıda olduğunu göz önüne alırsak) çoğu zaman yarısı bile olamamaktadır. Ki bu bile AKP iktidarı tarafından gençlere çok görülmüş asıl istekleri olan kıdem tazminatını kaldırmanın ilk aşamasını 25 yaş altı gençlerde denemişler ama şu anlık bunda başarısız olmuşlardır.

2019’un Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan ve ardından tüm dünyaya yayılarak genel bir pandemiye dönüşen Korona Virüs Kapitalist ülkelerin gerçek yüzlerini de ortaya sermiştir. Milyonlarca çalışan işçi ve emekçi birçok ülkede hiçbir sağlık güvencesi altında olmadan ölüme terk edilmiş, kapitalistler kârlarına kâr katsın diye insanlar pandeminin ortasında çalışmaya devam ettirilmiş ve hala da devam ettirilmektedir. Kapitalizm doğası gereği insanların sağlığını kapitalistlerin karından geride tutmaktadır. Pandemi sürecinden bu yana şirketlerin ve parababalarının kar’ı her alanda artarken işçilerin hem maaşları düşmüş hem de birçok iş güvencesini de kaybetmişlerdir. Bu süreçte tek yaşanan sorun bu da değildir, ülkemizde de binlerce insan patronların karı uğruna işlerinden atılmış, işsizler ordusu büyüyerek devam etmiştir. Bu acımasız sömürü düzeninin ortasında hayatta kalmaya çalışan gençlerimiz ise işsizlik ve pahalılık cehenneminden fazlasıyla etkilenmiştir. Gençler okullarını bitirdiklerinde iş bulamadıkları gibi bir de üniveriste hayatlarında aldıkları KYK kredi borçlarını ödemekle uğraşmaktadırlar ve birçok genç işsiz kaldığı için bu borçlarını da ödeyememektedir. Buna karşın ise AKP İktidarı zaten geçinemeyen, iş bulamayan gençlerin kredi borçlarını silmek yerine Koç, Sabancı, Ağaoğlu vs. gibi kapitalist şirketlerin milyarlarca dolarlık borçlarını tek bir kalemde silmektedir! Ülkemizin gençleri ise borç ve gelecek kaygısıyla yaşam sürmeye çalışmaktadır.

“OECD'nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) koronavirüs krizinin gençler üzerindeki etkisine dair hazırladığı rapora göre 15-24 arasındaki gençlerin en çok kaygı duyduğu konuların başında akıl sağlığı, gelir ve istihdam geliyor.

“15-24 yaş arası gençlerin koronavirüs krizinden nasıl etkilendiğini 48 ülkede 7-20 Nisan tarihleri arasında 90 gençlik organizasyonu aracılığıyla araştıran raporda eğitime erişimde de bu dönemde büyük sorunların ortaya çıktığı vurgulanıyor.

“Bu dönemde 1,5 milyar gencin eğitime ve üniversiteye erişimi sınırlanırken; bu gençlerin yarısının gerekli kaynaklara yeterince erişemediği, bu durumun da hayat boyu elde edebilecekleri gelirin yüzde 7-10 arasında azalmasına yol açtığı belirtildi.

“Bu gençlerin halihazırda 2008 finansal krizinin etkileriyle mücadele etmek zorunda kaldığı aktarılan raporda, bu kuşağın kendilerinden bir önceki 25-64 yaş arası kuşağa kıyasla işsiz kalma ihtimalinin 2,5 kat daha fazla olduğu vurgulandı.

“Bu durumun sosyoekonomik olarak dezavantajlı durumda olan evsiz, işsiz ya da göçmen gençler gibi grupları daha ağır vurabileceği de ifade edildi.” (https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-53067039)

Görüldüğü üzere gençler bu sömürü düzeninin çarkları içerisinde ezilmeye mahkûm oluyor.

Ancak bundan bir kurtuluş yolu var. Artık “Gençlik Sömürü İstemiyor” demenin tam zamanıdır. Gençlik işsizlik ve pahalılık istemiyor demenin tam zamanıdır. Gençlik umutsuz bir geleceği düşünmek istemiyor demenin tam zamanıdır. Bunu başarmanın tek yolu ise işçi, köylü, işsiz ve öğrenci gençliğimizin Kurtuluş Partisi Gençliği saflarında örgütlenerek bu sömürü düzenine karşı mücadele etmesidir.

 

Gençlik Sömürü Değil Yaşanabilecek Bir Gelecek İstiyor!

Kurtuluş Partisi Gençliği

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Öneri/eleştiri ilet.