7 Kasım 2017 Salı

Sizleri de, Getirdiğiniz Sistemleri de Tarihten Sileceğiz!

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından AKP’giller’in baş şefinin tek bir sözü üzerine kaldırılan liselere geçiş sınavı TEOG’un yerine getirilen sistem açıklandı. İsterseniz kısaca bu sisteme bir göz atalım ve daha sonra altında yatan gerçek nedenlerine değinelim.
Açıklanan yeni sisteme göre, kaldırılan TEOG yerine “Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi adı verilen bir sistem getirildi. Bu sisteme göre öğrencilerin sınava girme zorunluluğu kalktı. Öğrenciler beş tercih hakkı kullanarak, adresine en yakın okula yerleştirilecek.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı bir diğer resmi açıklama ise “Merkezi sınava girmek istemeyen olursa, çevresindeki en yakın 5 okuldan birini seçecek. Nitelikli okullara gitmek isteyenler için haziran ayının ilk haftasında tek sınav yapılacak. Bu sınava girmek isteğe bağlı olacak.
Açıklamada, adrese dayalı yerleştirmenin öğrencilerin yüzde 90’ını kapsayacağı belirtiliyor. Kalan yüzde 10 ise, sistemin “nitelikli” olarak adlandırdığı okullara sınavla girecek.
Sürecin başında, sınav sistemindeki adaletsizliğe duyulan yoğun tepki nedeniyle “sınavı kaldıracağız” diyerek rüzgarı arkasına almaya çalışan AKP’giller, gördüğümüz gibi bırakalım sınavı kaldırmayı, sınavın kaldırılmasına gerekçe gösterilen “adaletsizliği” daha da arttırıyorlar. Bu yapılan açıklamalar o kadar boş ve asıl amacı gizlemeye çalışan açıklamalardır ki, bunu okuyan bir öğrencinin “yeni sistemi” anlaması olanaksızdır. Daha doğrusu bunun altında yatan amacı anlaması kolay değildir. Yılların eğitimcisi Abbas Güçlü bile Yeni sistemden bir şey anlayan var mı?” açıklamasıyla, yaratılan kafa karışıklığına vurgu yapmaktadır. Ancak biz AKP’giller’in gerçek yüzünü ve amaçlarını senelerdir bildiğimiz için neden böyle bir sistem getirme gereği duyduklarını biliyoruz.
AKP’giller, iktidara geldiklerinden beri ülkemize, insanlarımıza dayattıkları bu Ortaçağcı Gerici düşüncelerini şimdi de ortaokulu bitirmiş ve liseye yeni başlayacak, daha yaşça çok küçük olan gençlerimize enjekte etmeye çalışmaktadırlar. Bu sistem ki, gençlerimizi Ortaçağcı Gerici düşüncelerin yayılma merkezi, AKP’giller’in kindar ve dindar neslinin garantisi olacak İmam Hatip Liselerine mahkûm etmekten başka bir anlama gelmemektedir.
Özellikle son yıllarda her şehirde, mahallede açılan İmam Hatipler neden böyle bir sistemin getirildiğinin kısa bir özetidir aslında. Ne demişlerdi?
Öğrencilerin yüzde 90’ı adresine yakın okullara yerleştirilecek.
Bu sistemin doğal olarak tüm Türkiye’de uygulanacağını düşünürsek, 8. sınıfı bitirmiş bir öğrencinin adresine yakın okullar arasında zaten her yerde açılan İmam Hatip Liseleri’nden en az bir tane olacak. Bunu yapmalarının sebebi de artık gençlerimize seçme fırsatı dahi verilmeksizin İmam Hatiplere yerleştirmektir. Her yerde yeni açılan ve boş kalan İmam Hatip Liseleri’ne öğrencileri, onlara seçme fırsatı verilmeksizin yönlendirmektir. Yani çok daha fazla öğrenciye kendi Ortaçağcı düşüncelerini sokabilmektir, bu sistemin başka da hiçbir amacı yoktur.

Milli Eğitim Bakanı, kendi ağzıyla sistemin, öğrencilerin yüzde 10’luk dilimini daha ayrıcalıklı olarak gördüğünü itiraf etmiştir. Öğrencilerin yüzde 90’ının adresine yakın okullara gitmesinin okulların başarı oranını artıracağını söyleyerek, açıkça halkımızı aldatmaya çalışıyor. Bir okulun başarısı o okula “mecburen” yerleşen öğrencilerle değil, öğrencilerin o okulda eğitim görmekten mutlu olmasıyla, eğitimin bilimselliğiyle artabilir.
AKP’giller’in örgütlenme alanları arasında en başta taşralar, kenar mahalleler, yoksul halkın yaşadığı bölgeler gelmektedir. Buralarda da dört bir yan İmam Hatip Liseleri’yle çevrilmiş durumdadır. Dolayısıyla, yoksul halk çocuklarının “nitelikli” diye adlandırılan okullara yerleşme ihtimali, eskisinden de aza indirilmiştir. Ekonomik durumu iyi olan ailelerin öğrencileri, her şartta daha iyi bir okul kazanmak için çok daha yüksek şansa sahip olacaktır.
Bu sistemin amacı aynı zamanda, özel liselere ve dershanelerden dönüştürülmüş olan temel liselere tercihin arttırılmasıdır, eğitimin her geçen gün biraz daha ticarileştirilmesidir. İsmet Yılmaz yaptığı bir açıklamada: “... eğitim yatırımı yapan vatandaşlarımız sayesinde özel okullaşma oranı ve özel okula gitme oranı artmıştır” diyerek amaçlarına ulaştıklarını dile getiriyor. Ancak bu durum yoksul, emekçi halkımızın herhangi bir işine yaramayacaktır. Onlar, eğer daha nasıl olacağı bile açıklanmamış olan Merkezi Sınavı geçmeyi başaramazlarsa İmam Hatip Liseleri’ne gitmek zorunda kalacaklardır.
Yani kısacası parası olan iyi eğitim görsün olmayansa gitsin herhangi bir lisede okusun sistemi getirilmiştir.
ABD Emperyalizminin Ortadoğu’daki planı olan BOP’u yürütmek ve Emperyalistlerce kendilerine hizmet etmek, göreviyle ülkemizin başına bela edilen AKP’giller, geldikleri ilk günden itibaren gençliği uyuşturmak, Ortaçağcı düşüncelere boğarak düşünemez, sorgulayamaz hale getirmek için çalışmıştır ve bugün de, bundan sonra da bunun için çalışmaktadır, çalışacaktır. Önümüzde AB-D Emperyalistleri ve yerli işbirlikçileri tarafından Ortaçağ karanlığına mahkum edilen onca Ortadoğu ülkesi duruyor. İşte Afganistan… Bugün 1960’lardaki, 70’lerdeki durumundan çok daha geride. Afganistan halkı Ortaçağcı Gericilik elinde perişan durumda. Ülkemizin de gidişatı bundan farksız olmayacak, istedikleri budur. Bu ayrıca onların sınıfsal yapılarının gereğidir.
Ancak bizler Kurtuluş Partisi Gençliği ve Halk Kurtuluşçu Liseliler olarak bu gerici gidişata sessiz kalmıyoruz, kalmayacağız. Ortaokullu kardeşlerimizin, liseli kardeşlerimizin AKP’giller’in kindar ve dindar nesil projesine kurban olmasına asla izin vermeyeceğiz. Örgütleneceğiz, güçleneceğiz. AKP’giller’i ve onların getirdikleri her türlü sistemi tarihin çöplüğüne göndereceğiz bir daha kullanmamak üzere…
Bu bizim gençlerimize, halkımıza sözümüzdür!

Şeriat Ortaçağdır!
Yaşasın Demokratik, Laik, Bilimsel Eğitim Mücadelemiz!

Kurtuluş Partisi Gençliği

               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Öneri/eleştiri ilet.